MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19.12.2019 tarih ve 2019/427 E. - 2019/1005 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalı bankadan genel kredi sözleşmesi ile işyeri kredisi kullandığını, bu kredilerden dosya masrafı alındığını, davacının krediyi erken kapatmasından dolayı erken kapama ücreti ve ipotek fek ücreti alındığını, bankanın erken kapatma sebebi ile herhangi bir kaybının olmadığını, sözleşmedeki genel işlem koşullarının yazılmamış sayılması gerektiğini ileri sürerek davacıdan alınan erken kapama ücretinin, dosya masrafının ve ipotek fek ücretinin ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 96. maddesi uyarınca vadeden önce ifadan dolayı indirim talep edemeyeceğini, erken kapama ücretinin bankanın kullandırdığı kredi ile kendisinin yaptığı borçlanmayı dengelemek amacıyla tahsil edildiğini, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı bankanın erken kapatma, dosya masrafı, ipotek fek ücreti taleplerinin hukuka aykırı olmadığını, erken kapatma talebinin davalı bankanın kabulüne bağlı olduğunu, istenilen ücretin bankacılık teamülleri ve hakkaniyete uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, her iki tarafı da tacir olan taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin 15.6. maddesinde kredi müşterisinin erken ödeme talebinin davalı bankanın kabulüne bağlı olduğu, davalı bankanın bu talebi kabulü halinde davacının talep edebileceği maliyet unsurlarının belirlendiği, davacının, erken ödeme talebi üzerine davalı banka tarafından hesaplanan geri ödeme miktarının davacı tarafından herhangi bir ihtirazı kayıt olmaksızın ödenerek bankayla kredinin erken ödenmesi sözleşmesi yapmış olduğu ve davacının tacir olduğu gözetildiğinde iki tarafın anlaşmasıyla sonuçlanan bir kredi kapatma işleminden sonra fazla ödeme iddiasıyla istirdat talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı, ayrıca banka tarafından yapılan tahsilatın da piyasa ortalamasından çok uzaklaşmadığı, dosya masrafı olarak yapılan tahsilatın da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca davalı banka tarafından sunulan 16.04.2009 tarihli ve 4729 yevmiye numaralı resmi senet ile ipotek tesis edildiğinin anlaşıldığı, ipotek fek masraflarının da davacı tarafça ödenmesi gerektiği, davacının tacir olarak bir tüketicinin sahip olduğu haklara sahip olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 06.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy