MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 18.10.2019 tarih ve 2019/357-2019/810 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, kendisini bir finans kuruluşunun yetkilisi olarak tanıtan kişinin davacının elindeki çek bedelini küçük bir komisyon karşılığında ödeyeceğini söyleyerek aldığını, çeki alan kişilerin ortadan kaybolduklarını, davalının çeke dayanarak 11.05.2010 tarihinde takip başlattığını, davacının haksız yere 2.500,00 TL ödeme yaptığını ileri sürerek çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine ve haksız olarak alınan 2.500,00 TL'nin tahsil tarihinden itibaren başlayacak ticari faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (temlik alan) vekili, davalının dava ve takip konusu çeki fatura karşılığı olduğunu kontrol ederek alan en son hamil ve iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, çekten kaynaklanan def'ilerin davalıya yöneltilmesinin mümkün olmadığını, çekin karşılıksız çıkması halinde son hamilden önceki bütün cirantaların çek bedelini ödemekle yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini ve %40 tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava konusu çekin fatura karşılığı dava dışı fatura alacaklısına devrettiği meblağa istinaden tevdi alarak, çekteki görünürdeki ciro silsilesine de uygun şekilde hamil olan davalı (temlik eden) factoring şirketinin bu çeki davacıların zararına ve çalıntı olduğunu bile bile (kötüniyetli) aldığının veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun, toplanan deliller kapsamında ispatlanmış sayılamayacağı, davacıların menfi tespit ve istirdat talebine ilişkin davasının reddi gerektiği, davacının ihtiyati tedbir talebinin İİK md 72/3 kapsamında %40 teminat karşılığı kabul edildiği ve teminat süresinde yatırılarak davacı tarafça tedbir kararının infaz edilmiş olduğu, davalı alacaklının alacağına kavuşması engellenmiş olduğundan (dava tarihinde yürürlükte olan İİK 72/4 hükmündeki oran üzerinden) davalının alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davacıların davasının ayrı ayrı reddine, ihtiyati tedbir kararının İİK md.72/4 gereği kaldırılmasına, tedbir kararının infaz edilmiş olması nedeniyle takip konusu alacağın %40'ı oranında 4.320,00 TL icra inkâr tazminatının davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 06/04/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy