(6100 S. K. m. 370)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23.09.2019 tarih ve 2019/70-2019/698 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacılar aleyhine iki ayrı takiple aynı taşınmaz ve kredi sözleşmesine dayalı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yaptığını, davacıların dava dışı ...'a kullandırılan tek kredi nedeniyle hisseli malik oldukları taşınmaz üzerinde borçluya verilecek tek kredi yönünden ipotek tesis ettiklerini, borçluya sonradan verilen krediler yönünden sorumluluklarının bulunmadığını, ipotek senedinin parmak izi kullanan ... yönünden şekle aykırılık nedeniyle geçersiz olduğunu, ayrıca davacı ... aleyhine 2013/17642 sayılı takip başlatıldığını, daha sonra davacı ... aleyhine başlatılan 2013/17643 sayılı takibe davacının İİK’ya aykırı olarak dahil edildiğini, böylelikle ... yönünden mükerrer takip yapıldığını, davacıların ipoteğe dayalı borçlarının bulunmadığını ileri sürerek, davacı ...’un 2013/17643, davacı ...’un 2013/17642 ve 2013/17643 sayılı takipler nedeniyle ayrı ayrı davalıya borçlu olmadıklarının tespitini ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ... hakkında sehven mükerrer takip yapıldığını, 2013/17642 sayılı takipte başkaca işlem yapılmadığını, davacıların paylı maliki oldukları taşınmaz üzerinde davalı lehine 80.000.-TL ana para ve fer'ileri yönünden ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle takip yapıldığını savunarak, davanın reddini ve inkar tazminatının davacılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, ipotek akit tablosunda üst miktarın belirlendiği, bu nedenle borçluların sadece ipotek akit tablosunda belirlenen miktarla sınırlı sorumlu olduğu, icra masrafları da dahil olmak üzere davacıların sorumluluğunun ipotek bedelleri ile sınırlı olacağı, takipte bu miktarı aşan üst kısımdan davacıların kendileri açısından devam ettirilen her bir icra takibi yönünden borçlu olmadıklarının tespitinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı ... için Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2013/17643 sayılı icra takip dosyasındaki takibe konu alacaktan davacı tarafın 6.019,41 TL'lik kısmından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın tahsilde tekerrür olmamak üzere ipotek üst sınır ipoteği olduğu için 80.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ipoteğin davacı yönünden paraya çevrilmesi yolu ile takibin devamına, davacının ipotek miktarı olan 80.000,00 TL dışında faiz, icra vekalet ücreti, icra masrafları vb. ferilerinden sorumluluğunun bulunmadığının tespitine, davalı banka aleyhine tazminat koşulların oluşmadığından bu talebin reddine; davacı ... için Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2013/17642 sayılı icra takip dosyasındaki takibe konu alacaktan davacı tarafın 6.019,41 TL'lik kısmından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı bankanın tahsilde tekerrür olmamak üzere ipotek üst sınır ipoteği olduğu için 80.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere ipoteğin davacı yönünden paraya çevrilmesi yolu ile takibin devamına, davacının ipotek miktarı olan 80.000,00 TL dışında faiz, icra vekalet ücreti, icra masrafları vb. ferilerinden sorumluluğunun bulunmadığının tespitine, davalı banka aleyhine tazminat koşulların oluşmadığından bu talebin reddine, davacı ...'un Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2013/17643 sayılı takip dosyasında borçlu sıfatının bulunmadığının tespitine, davalı banka aleyhine tazminat koşulları oluşmadığından bu talebin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 23,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 87,90 TL harcın temyiz eden davacılara iadesine, 07.06.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)