MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Şavşat Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.12.2019 tarih ve 2016/126-2019/279 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 10.09.2011 tarihli 148.171,04 TL tutarlı bir adet faturaya konu malların davacı tarafından davalıya satılarak teslim edildiğini, 99.989,00 TL kısmi ödemede bulunulduğunu ancak bakiye borcun ödenmediğini, bakiye alacağın tahsili için girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu edilen faturaya ilişkin taraflar arasında bir alışveriş olmadığını, fatura içeriğindeki malların davalıya teslim edilmediğini, 99.989,00 TL tutarındaki ödemenin de fatura tarihinden bir yıl öncesine ve daha önce satın alınan mallara yönelik bir ödeme olduğunu savunarak, davanın reddini ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; taraflar arasında 22.10.2010 tarihli sözleşmeden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, davacının sözleşme gereği tedarik edeceği ürün bedelinin (KDV ve nakliye ücretleri dahil) toplam 120.755,00 TL olduğu, davalının davacıya 2010 yılında 99.989,50 TL ödeme yaptığı, bu ödemeden sonra davacının sözleşme gereği 20.765,50 TL tutarında ürün satarak davalıya teslim etmesi gerektiği, davacının davaya ve takibe konu 10/09/2011 tarih ve 148.171,04 TL bedelli faturayı düzenlediği, düzenlenen fatura tutarının davacının sözleşme gereği düzenlenmesi gereken fatura bedelinden fazla olduğu ve fazla kestiği tutar kadar ürünü davalıya teslim ettiğini ispat edemediği, davacının 2011 yılında son iki ürün sevkini farklı firmaların sevk irsaliyeleri ile davalıya yaptığı ancak davalı tarafından sevk edilen bu ürünlerin bedellerinin ödendiğini gösterir makbuzların ya da ispata yarar delillerin dosyaya sunulmadığı, davacının davalı borçludan takip tarihi itibari ile toplam 20.765,50 TL asıl alacağının bulunduğu, davacının her ne kadar icra takibinde faiz alacağı talebinde de bulunmuşsa da taraflar arasındaki sözleşmede ödemenin yapılacağı günün kesin olarak belirlenmediği ve davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispatlar mahiyette herhangi bir delili dosyaya sunmadığı, davalının takip tarihi itibari ile temerrüde düştüğü ve davacının faiz alacağına takip tarihinden itibaren hak kazandığı, davaya ve takibe konu edilen alacağın varlığının tespiti yargılamayı gerektirdiğinden ve icra takibine konu alacak takip tarihi itibari ile likit alacak olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin şartlarının gerçekleşmediği, dosya kapsamından davacının icra takibini başlatırken kötü niyetle hareket etmediği ve davalının talep ettiği kötü niyet tazminatının şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davalı borçlunun Şavşat İcra Dairesi’nin 2012/71 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının, takip konusu toplam alacağın 20.765,50 TL asıl alacak kısmı yönünden iptali ile icra takibinin 20.765,50 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %9 oranında yasal faiz üzerinden devamına, davacı alacaklının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı alacaklının, davalı borçlunun asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ilişkin talebinin reddine, davalı borçlunun, davacının alacağın %40'ı oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, temyiz edenin sıfatına ve temyiz sebeplerine göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy