(6100 S. K. m. 353, 370, 372)
Dava: Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 05.04.2019 tarih ve 2018/714 E- 2019/405 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.10.2019 tarih ve 2019/1075 E- 2019/1216 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davacı adına kayıtlı ... İli, Merkez İlçesi, ...Mahallesi, ... ada 1 parsel sayılı (eski 779 ada 9 parsel sayılı) taşınmazda önceden hissedar olan davalı ... ve dava dışı ..., ..., ... ile kat karşılığı inşaat yapmak üzere dava dışı ... ile 08.04.2008 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşmenin yüklenicisi ... tarafından teminat olarak 08.04.2008 tanzim tarihli, 19.03.2010 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli, 16.06.2015 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli bonoların arsa sahibi olan davacı ..., ... ile dava dışı ..., ..., ...'e teslim edildiğini, sözleşmenin imzalanmasından itibaren dört yıl geçmesine rağmen yüklenicinin taahhütlerini yerine getirmemesi nedeni ile sözleşmenin feshedildiğini, davacı, davalı ve dava dışı ..., ..., ...'in dava konusu taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak üzere Profil Asfalt Oto İnşaat Tic. San. Ltd. Şti. ile anlaştıklarını, ancak dava konusu taşınmazda daha önce hissedar olan kişilerle anlaşılamaması üzerine ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/529 esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, dava konusu taşınmazın satılarak ortaklığın giderilmesine karar verildiğini ve dosyanın ... Satış Müdürlüğü’ne gönderildiğini, 26.12.2014 tarihinde satışın gerçekleştirildiğini, davalının hissesini bedelsiz olarak davacıya devrettiğini, davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesinden vazgeçtiğini, böyle bir sözleşme yapmak istemediğini, devretmiş olduğu hisselerin tarafına iadesini talep etmeden herhangi bir ihtarda bulunmadan teminat olarak hile ile verilen 30.08.2015 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli bonoyu takibe koyduğunu iddia ederek ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5111 esas sayılı icra dosyasına dayanak 23.08.2014 tanzim tarihli, 30.05.2015 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli senedin iptaline, haksız ve kötü niyetli davalı-alacaklı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu yapılmış senedin teminat senedi olmayıp hisse devir bedeli olarak verildiğini, kayıtsız şartsız para borcunu ihtiva ettiğini, davacının iş bu senetten dolayı borçlu olduğunu savunarak davanın reddi ile tazminat istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, dava konusu senedin kambiyo senedi niteliğinde olduğu, iş bu senetten dolayı borçlu olunmadığını ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının iddialarını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiği, ancak davacının iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın ve tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, taraf delillerinin usulüne uygun olarak toplandığı, davacının 23.08.2014 keşide, 30.08.2015 vade tarihli ve 200.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olarak verildiğini ileri sürerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia ettiği, ancak senet metninde senedin teminat senedi olduğu yazılı olmadığı gibi, ... ada, 1 nolu parselin davacıya tamamen devredilmiş olması karşısında mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353-b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdiren 3.050,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.04.2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)