MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.05.2019 tarih ve 2015/1215 E. - 2019/540 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 12.04.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasındaki makina satış sözleşmesi gereğince davalıdan iş makinesi satın alındığını, sözleşmedeki ödeme takvimi değiştirilerek davalıya toplam 285.000.-TL bedelli altı adet çek verildiğini, toplam tutarı 60.000.-TL olan ilk iki çekin ödendiğini, 10.05.2012 tarihli 100.000.-TL'lik çek ödenemeyince, davalının, makinayı şantiyeden alıp götürdüğünü ve sözleşmeyi feshettiğini, davalının 100.000.-TL'lik çeki davacıya iade ettiğini, kalan üç çekin iadesi ve tarafların hesaplaşması konusunda anlaşılmasına rağmen 05.07.2012 tarihli çeki icra takibine konu yaptığını, diğer 05.11.2012 tarih ve 28.12.2012 tarihli çeklerin halen davalının elinde bulunduğunu; makinayı davacının kullandığı dönem için hesaplanacak kira bedelinin ödenen iki çek bedelinden mahsup edildiğinde, kalan 30.000.-TL'nin istirdadı gerektiğini ileri sürerek, icra takibinin iptaline, davalı elinde bulunan toplam tutarı 85.000.-TL olan iki çekin iptal ve iadesine, fazla ödenen 30.000.-TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu sözleşmenin iddiayı ispat gücünün bulunmadığını çünkü dava konusu çeklerin bu sözleşmede yer almadığını, çekin sebepten mücerret olduğunu savunarak, davanın reddini ve inkar tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, çekin bir ödeme vasıtası olduğu ve mevcut bir borcun tasfiyesi amacıyla verildiğinin kabulü gerektiği, davacının bu karinenin aksini ve çeklere yönelik iddiasını ispatlaması gerektiği, iddianın yazılı delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 3.050,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy