MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.06.2018 gün ve 2018/188 - 2018/670 sayılı kararı bozan Daire'nin 05.03.2020 gün ve 2018/5142 - 2020/2425 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalı YDS Deri Tekstil Tur. Yat. İşlt. San. Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı, ... isimli Fairline 37 tip çift makineli motor yatın müvekkili şirket tarafından yatım paket poliçesiyle sigortalandığını, Urla merkez Balıkçı Barınağı'nda kıçtan kara, denizde bulunan motorlu yatın 02.07.2013 tarihinde demirli bulunduğu yerde üst güverte kısmına kadar battığını, hasarın azaltılması için aynı gün dalgıç vinç ve diğer imkanlar kullanılarak kurtarma çalışması yapıldığını, yatın bulunduğu yerde yüzdürüldüğünü ve deniz suyunun tahliye edildiğini, hasar sonrası yapılan incelemelerde motor turbolarının bakımı için Volvo yetkili servisi Sey Marine Deniz Motorları Ltd. Şti. tarafından söküldükten sonra boşta kalan egzoz hortum ağzının yukarıya doğru olacak şekilde bağlanması gerekirken tekne sintine içeriye doğru bırakılması nedeniyle egzoz içerisinden giren deniz suyunun içeriye sızması nedeniyle önce makine dairesinin, daha sonra teknenin su dolduğunu, teknenin bulunduğu yerde battığını, yat kurtarıldıktan sonra boşta olan iki adet egzoz hortumunun ağızları yukarıya doğru yönlendirildiğini ve sabitlendiğini, stabil hale geldiğini, deniz suyundan soğutma yapan egzoz hortumlarının kusurlu ve hatalı olarak boşta bırakılmalarından dolayı yatın battığını ve hasarın meydana geldiğini, sigortalı teknenin pert kabul edilmekle 67.000,00 Euro hasar tutarının 31.01.2014 tarihinde sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, 67.000 Euro’nun ödeme tarihi olan 31.01.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a gereğince işleyecek faizi ile TBK m. 99 gereğince fiili ödeme günündeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kısmen kabulü ile davalıdan 67.000,00 Euro sigorta hasar bedelinin ödeme tarihi olan 31.01.2014 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarınca Euro cinsi üzerinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanarak fiili ödeme günündeki döviz satış kuru üzerinden -.TL karşılığının davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 17.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, Yat Sigortası nedeniyle ödenen sigorta tazminatının zarar sorumlusundan rücuan tazminine ilişkindir.
Bozma ilamından sonra alınan bilirkişi raporundan; zararın, bakım ve onarım için davalı işyerine götürülen sigortalı teknenin, egzoz devresinin sökülmesinden sonra, egzoz devrelerinin güvenli olarak bağlanmaması neticesinde kötü hava koşullarının etkisiyle tekne içerisine su dolmasından dolayı batmasından kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Davaya konu yat, zaten tamir ve bakım için davalı işyerine getirildiğine göre, teknede waterlock sisteminin bulunup bulunmadığı veya varsa bile çalışıp çalışmadığını kontrol yükümlülüğü tamamen davalı işyerinde olup, şayet davalı işyerinin egzoz devrelerini güvenli olarak bağlaması halinde, waterlock sistemi bulunmasa bile teknenin su almayacağı anlaşıldığından, waterlock sisteminin bulunmaması ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından, mahkemece tüm kusurun TBK 471. maddesi uyarınca ağırlaştırılmış objektif özen yükümü altındaki davalı işyerine ait olduğuna ilişkin tespiti yerinde olduğundan, mahkeme kararının onanması yerine, kusurun paylaştırılmasını öngören bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminin kabulü ile hükmün onanması görüşünde olduğumdan Daire çoğunluğunun görüşlerine katılmıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy