MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nce verilen 07.02.2020 gün ve 2020/İHK-2317 sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem heyetine başvuran/davacı; davalı ... nezdinde düzenlenenen makine kırılması sigorta poliçesi kapsamında şirketine ait taş kırma ve eleme makinesinin sigortalı bulunduğunu, 02.02.2018 tarihinde taş kırma ve eleme makinesinde kırılma hasarı meydana geldiğini, teminat kapsamında bulunan zararın karşılanması için sigorta şirketine başvuruda bulunmasına rağmen talebinin eksik sigorta kapsamında kaldığı ve eksik sigorta sonrası kalan hasar tutarının poliçede belirtilen muafiyet tutarının altında kaldığı gerekçesiyle reddedildiğini, 2010 yılından bu yana yapılan poliçelerde taraflarına herhangi bir bilgilendirme yapılmadan poliçenin aynı bedeller ile 9 yıl boyunca yenilendiğini, meydana gelen riziko kapsamında zararın sigorta şirketince ödenmesi gerektiğini ileri sürerek 90.435,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Karşı taraf/davalı vekili; hasar bildirimden sonra eksper tarafından yapılan incelemede sigorta bedelinde %59,38 oranında eksik sigorta bulunduğunun tespit edildiğini, eksik sigorta sonrası elde edilen tutarın da muafiyet altında kaldığını, başvuranın taleplerinin reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem heyetince; makine kırılması sigorta poliçesi ile teminat altına alınan taş kırma ve eleme makinesinde 02.02.2018 tarihinde meydana gelen zararın poliçede belirtilen muafiyet bedelinin altında olması gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir.
Davacının uyuşmazlık hakem heyeti kararına vaki itirazı üzerine itiraz hakem heyetince; sigorta şirketi tarafından bilgilendirme yükümlülüğü ihlal edildiğinden sigortacının ikame bedelinden sorumlu olacağı, bu bedelin 1.969.420,00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi tarafından belirlenen hasar miktarına eksik sigorta bedeli uygulanmaksızın tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle davacının itirazının kabulüne, sigorta tahkim komisyonu hakem heyeti kararının kaldırılmasına, davacının talebinin kısmen kabulü ile 24.096,86 TL'nin sigorta şirketinden tahsiline karar verilmiştir.
Davalı tarafından itiraz hakem heyeti’nin 07.02.2020 gün, 2020/İHK.-2317 K. sayılı kararı aleyhinde temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, makine kırılması sigortası kapsamında teminat altına alınan sigortalıya ait taş kırma makinesinde meydana gelen zararın tazmini talebidir. Uyuşmazlık hakem heyetince eksik sigorta bulunduğu ve zararın poliçede belirtilen muafiyet bedelinin altında olduğu gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiş, davacının itirazı üzerine itiraz hakem heyetince eksik sigorta bulunduğu kabul edilmekle beraber davalı ... şirketince bilgilendirme yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davalı sigortacının ikame bedelinden sorumlu olacağı gerekçesiyle davacının talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun “Aydınlatma Yükümlülüğü” başlıklı 1423/2. maddesi “(1) Sigortacı ve acentesi, sigorta sözleşmesinin kurulmasından önce, gerekli inceleme süresi de tanınmak şartıyla kurulacak sigorta sözleşmesine ilişkin tüm bilgileri, sigortalının haklarını, sigortalının özel olarak dikkat etmesi gereken hükümleri, gelişmelere bağlı bildirim yükümlülüklerini sigorta ettirene yazılı olarak bildirir. Ayrıca, poliçeden bağımsız olarak sözleşme süresince sigorta ilişkisi bakımından önemli sayılabilecek olayları ve gelişmeleri sigortalıya yazılı olarak açıklar. (2) Aydınlatma açıklamasının verilmemesi hâlinde, sigorta ettiren, sözleşmenin yapılmasına ondört gün içinde itiraz etmemişse, sözleşme poliçede yazılı şartlarla yapılmış olur. Aydınlatma açıklamasının verildiğinin ispatı sigortacıya aittir. (3) Hazine Müsteşarlığı, çeşitli ülkelerin ve özellikle Avrupa Birliğinin düzenlemelerini dikkate alarak, tüketiciyi aydınlatma açıklamasının şeklini ve içeriğini belirler.” düzenlemesini haizdir.
Somut olayda sigorta poliçesi en son 25.11.2017 tarihinde yapılmış, davaya konu hasar ise 02.02.2018 tarihinde meydana gelmiştir. 6102 sayılı TTK 1423/2 maddesinde düzenlendiği şekilde, aydınlatma açıklamasının verilmemesi halinde sigorta ettirenin 14 gün içinde itiraz edebileceği, edilmemesi halinde sözleşmenin poliçede yazılan şartlarla yapılmış olduğunun kabulü gerekecektir. Davacı tarafından sözleşmeye yasal süresi içinde herhangi bir itirazda bulunulmamış olup, bu durumda itiraz hakem heyetince sigortacının bilgilendirme yükümlülüğüne aykırı davrandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.06.2021 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5648 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesine göre 5.000 TL’sının altındaki hakem heyeti kararları kesindir. 5.000 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklar için hakem heyeti kararları aleyhine ibraz mümkün olup, itiraz yoluna gidilmediği takdirde hakem heyeti kararları kesinleşir itiraz üzerine itiraz komisyonunun 40.000 TL'sına kadar olan uyuşmazlıklara ilişkin kararları kesin, bu miktarlar üzerindeki uyuşmazlıklar açısından ise temyiz yoluna başvurmak mümkündür. Sözü edilen maddenin son cümlesinde temyize ilişkin usul ve esaslar hakkında HUMK’nun uygulanacağına işaret edilmiştir.
Uyuşmazlık kavramı dava konusu edilen tutarın tamamına ilişkin olmayıp, itiraz komisyonunun önüne gelen tutar ve temyiz aşamasında ise temyiz edilen miktar ile ilgilidir. Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesinin atfı gereğince hakem heyetinin karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken HMK’nun 362/1-a maddesine göre miktar veya değeri temyiz sınırını geçmeyen davalara ilişkin kararlar temyiz edilemez.
Somut olaya gelince; davacı 90.435 TL’nin tahsili için hakem heyetine başvurmuş hakem heyeti talebi reddetmiş, davacının itirazı üzerine itiraz hakem heyeti 24.096,86 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı davacının bir itirazı yoktur. O halde temyize getirilen bu tutar Sigortacılık Kanunu’nun 30/12. maddesi gereğince 40.000 TL’nin altında olduğundan itiraz hakem heyetinin kararı tarihinde kesin nitelikte olup, temyizi mümkün değildir. Davalının temyiz itirazının HMK 362/1-a maddesine, göre kesinlik nedeniyle reddedilmesi gerekir iken, Daire çoğunluğunca temyiz itirazlarının kabulü ile esasa ilişkin bozma gerekçesi yazılmasına katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy