MAHKEMESİ : FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12.11.2014 tarih ve 2014/212-2014/351 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Best Tekstil San. A.Ş. tarafından 2012/55780 başvuru numarası ile best t-shirt markasının tescili için başvuruda bulunduğunu, söz konusu başvurunun 2014-M-4464 karar no ile 24.03.2014 tarihli karar ile reddedildiğini, işbu red kararının yasaya ve usule aykırı olduğunu, müvekkili Best Tekstil A.Ş. ticaret hayatına başladığı günden itibaren BEST+şekil markasını kullandığını, bu markayı 29.06.1990 tarihinde 90/005461 nolu "BEST" markası ile 24 ve 25. sınıflarda tescil ettirdiğini, bu tescil göz önüne alındığında bu markaya ayırt edici özelliği olmayan t-shirt ibaresinin eklenmesi ile kullanılmasının doğal olduğunu, müvekkili markasının red gerekçesinde belirtilen şekilde 7/1 (C) ve (B) hükümleri uyarınca kısmen reddinin hukuk dışı olduğunu, red gerekçelerinde müvekkilinin aynı türdeki bir marka ile benzer olduğundan ve best ibaresinin tasvir edici şekilde en iyi tişört manasına geldiğinden reddedildiğini, müvekkilinin kendi best markası ile t-shirt ibaresinin eklenmesi ile yeni bir marka oluşturduğunu ve bu markanın bu şekilde bir bütünlük oluşturduğunu, "BEST" kelimesinin müvekkili 90/005461 nolu tescili göz önüne alındığında reddin hukuki olmadığını iddia ederek, müvekkili Best Tekstil San. A.Ş. tarafından 2012/55780 başvuru numarası ile best t-shirt markasının kısmi reddine dair verilen 2014-M-4464 nolu 24.03.2014 tarihli YİDK’in red kararının kaldırılmasını, müvekkili markasının reddedilen 35. sınıfta tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili; davaya konu marka başvurusu olan "BEST T-SHIRT" ibaresinin “en iyi tişört” anlamına geldiğini, “T-SHIRT” ibaresinin ayırtedici niteliği olmadığını, tanımlayıcı niteliği olduğunu, “BEST” ibaresi ile beraber onu vasıflandırdığı ve nitelediğini, bu şekliyle ürünün kalitesi hakkında bilgi verdiğini, nitelemenin ortalama tüketici kitlesi üzerinde yanıltıcılık sağlaması ihtimalinin bulunduğunu, bu şekli ile marka olarak algılanmasının mümkün olmadığını, davacı başvuru markasının reddi ve YİDK’in kararının usule ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; 556 sayılı KHK’nın 53. maddesi uyarınca da “Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun, 47'nci ila 52'nci maddelerde belirtilen itiraz işlemleri ile ilgili kesinleşen kararlarına karşı, kesinleşen kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili mahkemede dava açılabileceği, iki aylık sürenin dava açabilmek için hak düşürücü süre niteliğinde olduğu, YİDK tarafından tesis edilen 2014/M-4464 sayılı kararının davacı muterize 27.03.2014 tarihinde tebliğ olduğu, yasal iki aylık dava açma süresinin 27.05.2014 tarihinde son bulduğu, bu davanın 27.05.2014 tarihinde (Salı) mesai bitimine kadar açılması gerektiği ancak davanın iki aylık yasal sürenin dolmasını müteakip 02.06.2014 tarihinde açıldığı, gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy