Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53/1, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, hapis cezasının ertelenmesi
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin tespit tarihi olan "09/05/2008 " tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında "15/05/2008” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş olup,
Taşınmaz Kültür ve Tabiat Varlıkları Yüksek Kurulu'nun 02/07/1987 tarih ve 3449 sayılı kararı ile 1. Derece Arkeolojik Sit alanı olarak tespit ve tescil edilen Mardin ili, Merkez Oğuz (Dara) Köyü, 2 pafta, 574 parsel sayılı yerde su sarnıçlarının kuzey doğu istikametinde ve yaklaşık 25 metre mesafedeki bölgede sanık tarafından çardak yapılmak suretiyle çay bahçesi işletildiği, 50-60 m2 lik alanına mucur dökülerek düzleştirildiği, masa sandalye konulduğu, ancak aynı yerde 09/05/2008 tarihli olay yeri tespit tutanağı ile mevcudiyeti belirlenen çardağın keşif tarihinde kaldırıldığı, bu sahanın batı yönüne bitişik mağaranın ilk ve ortadaki girişlerine demir sac ve profilden kapı ve camekan yerleştirildiği, mağaranın sonraki girişine ise ahşaptan camekan monte edildiği, kapı ve camekanların boyalı olduğu, mağaranın ilk giriş bölümünde yaklaşık 15 m2 lik alana beton döküldüğü, dam kısmına galvanizli saçtan silindir şeklinde seyyar su deposunun yerleştirildiği, aynı depodan mağara önüne ve içerisine plastik borularla su hattı çekildiği, mağaranın üç girişine de yerleştirilen kapı ve camekanları sabitlemek amacıyla çevrelerinin beton harç ile sıvandığı, mağaranın iç kısmında çay semaverinin bulunduğu keşif tarihinde çay ocağı olarak işletilen mağaranın faaliyette olduğu, sanık tarafından 1. Derece Arkeolojik Sit alanı içerisinde gerçekleştirilen bu inşai faaliyetler için Kurul'dan izin alınmadığı anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin suç teşkil etmediğine, katılan vekilinin ise sanık hakkında verilen cezanın ertelenemeyeceğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin,sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyumluk yetkilerinden koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, dört numaralı paragrafı hükümden çıkarılarak yerine “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy