Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 1-Sanıklar ... ve ... haklarında; Beraat,
2- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 67, 5237 sayılı TCK'nın 53/1, 58/1-7 maddeleri uyarınca mahkumiyet,
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine, sanık ...'nin mahkumiyetine ilişkin hükümler sanık ... ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Turistik eşya alım satım işi ile iştigal ettiği anlaşılan sanık ...'nin davaya konu eserleri eski eşya satan yerlerden para karşılığında aldığını beyan etmesi, sanığın suç tarihinde eserleri müzeye teslim etmek istediğine ancak müzenin kapalı olması nedeniyle teslim edemediğine dair savunmasının sanığın yakalandığı yer ve saat nazara alındığında itibar edilebilir nitelikte bulunmadığı, bu nedenle sanığın eyleminin 5728 sayılı Kanun ile değişik 2863 sayılı Kanunun 67/2 ve değişiklik öncesi 67 maddesine temas eden suçu oluşturduğu anlaşıldığından tebliğnamede sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gerekçesi ile bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir.
A- Sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarına yeter, somut ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, eksik ve yetersiz incelemeye dayanılarak karar verildiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B- Sanık ...'nin mahkumiyetine ilişkin hükme yönelik temyize gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılan vekilinin bir nedene dayanmayan, sanığın suç kastı bulunmadığına dair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumu itibariyle
bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi olup olmadıkları, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, dosyanın tarafı konumundaki İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü uzmanlarınca düzenlenen rapor hükme esas alınmak suretiyle karar verilmesi,
Kabule göre de;
1) Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunda getirilen değişiklikler tartışılıp lehe kanun değerlendirmesi yapılmaksızın hüküm tesisi,
2) Suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık hakkında uygulanan 2863 sayılı Kanunun 67. maddesinde 5728 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibeşbin liradan yüzbin liraya kadar adli para cezası öngörüldüğü, hükümde sanık hakkında asgari hadden ceza tesis edildiği gözetildiğinde suç tarihi itibariyle adli para cezasına “450 TL” olarak hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, 30 gün karşılığı 600 TL adli para cezasına hükmedilerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
3) 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
4)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine 575 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeyerek, vekalet ücretinin 500 TL olarak belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ... ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 11/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy