Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/d, 5237 sayılı TCK' nın 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekili tarafından suçtan doğrudan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Adana İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün katılan olarak gösterilmesi, sanığın üzerine atılı eylemin ilk kez 28/01/2008 tarihli tutanak ile tespitinden sonra sanığın eylemine devam ederek izinsiz inşai uygulamayı tamamladığı hususunun 12/02//2008 tarihli yapı tatil zaptı ile tespit edildiği gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “12/06/2008” olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 24/11/1998 tarih ve 3231 sayılı kararı ile “Bebekli Kilisesi'nin” korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı olarak tesciline ve tüm cephelerinde 10 metre koruma alanı oluşturulmasına karar verildiği, bu karar doğrultusunda aynı Kurul'un 30/06/1998 tarih ve 3106 sayılı kararı ile Koruma Amaçlı İmar Planının onaylanmasına karar verildiği, Bebekli Kilisesi ve çevresinin, bu arada dava konusu taşınmazın aynı zamanda Kentsel-Arkeolojik sit alanı içerisinde yer aldığı, sanığın 29/03/2007 tarihli dilekçesi ile Seyhan Belediyesine müracaat ederek Adana ili, Seyhan ilçesi, Tepebağ mahallesi, 43 pafta, 260 ada, 90 parsel sayılı dava konusu taşınmazda zemin üstü 1. katta bulunan düğün salonuna tadilat ve izolasyon yapmak üzere ruhsat talep ettiği, Adana Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü'nün 27/04/2007 tarih ve 2603 sayılı kararı ile, Kentsel-Arkeolojik sit alanı içerisinde yer alan ve taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli Bebekli Kilisesi'nin koruma alanında bulunan özel mülkiyete ait
taşınmazda basit onarım kapsamı dışında uygulama yaptırılmaması koşulu ile, belediye denetiminde onarım ve tadilat yapılmasının uygun olduğuna karar verildiği, Seyhan Belediyesi görevlileri tarafından 20/01/2008 tarihinde yapılan inceleme neticesinde sanık tarafından ruhsatsız olarak yaptırılan inşaatın 1. kat pasajın üzerine 4 metre yüksekliğinde duvar örülü üzeri çelik konstrüksiyon ile kapatılır durumda iken mühürlenerek durdurulduğu, keşfe iştirak eden bilirkişiler tarafından kurul olarak düzenlenen raporda, davalının belediyeden boya sıva gibi ince işler için basit tamir ve tadilat izni aldığı, mevcut pasajın üzerine 4 metre yükseklikte duvar örerek üzerini çelik konstrüksiyon ile kaplamak suretiyle 20*25= 500 m2 alanlı inşaat yaptığı ve inşaatı tamamladığı, sanığın yaptığı inşaatın Bebekli Kilisesi'nin 10 metrelik koruma alanı içerisinde bulunduğu, sanığın söz konusu inşaatı imar planına ve ruhsata uygun hale getirme yönünde girişiminin bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, bu itibarla sanığın eyleminin Kentsel ve Arkeolojik Sit alanı sınırları ile Koruma Amaçlı İmar Planı kapsamında bulunan dava konusu taşınmazda Kurul'un verdiği basit onarım iznine aykırı olarak, bu izni aşacak şekilde izinsiz fiziki ve inşai müdahalede bulunması karşısında eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeksizin, oluşa ve kabule aykırı olarak sanığın aynı Kanunun 65/d maddesinde düzenlenen suçtan mahkumiyetine karar verilerek hakkında eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış olup,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin tahkikatın genişletilmesi istemlerinin mahkemece dikkate alınmadığına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının mevcudiyetine rağmen sanık hakkında uygulanmadığına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanık hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının beşinci paragrafının “5237 sayılı TCK'nın 53/3. maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverilme tarihine kadar, diğer bentlerde belirtilen hak yoksunluklarının ise mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy