Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, hapis cezasının ertelenmesi,
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hazine vekili tarafından suçtan doğrudan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında ...'nun katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanunun 408. maddesi ile 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesinde yapılan değişiklik sonucu para cezası bakımından gün para cezası öngörüldüğü, bu cezada belirtilen miktarın daha lehe olduğu, yine sanığın dava konusu yere inşa ettiği binayı keşif tarihi itibarıyla kaldırmamış olduğu, bu yönde bir savunmasının da mevcut olmadığı, bu itibarla suç nedeniyle uğranılan zararın giderilmediği gözetildiğinde sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede mahkemece lehe kanun karşılaştırması yapılmaması ve yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesi hükmünün sanık hakkında uygulanmamasına karar verilmesi nedenleri ile bozma öneren (1) ve (3) numaralı görüşlere iştirak edilmemiştir.
Sanığın Adana ...'nun 15.07.1992 gün ve 1256 sayılı kararı ile 14.10.1993 gün ve 1550 sayılı kararı uyarınca 1. Derecede Arkeolojik Sit alanında yer aldığı anlaşılan Adana ilçesi, Yakapınar Beldesi, Eski Misis Höyüğü sınırları içerisinde11.00 metre x 4.80 metre ebatlarında 52.80 m2lik alanda tek katlı, duvarları briket tavanı ağaç üzeri çinko örtülü, iki odalı, yığma yapı vasfında mesken inşa ettiği,sanığın savunmasında dava konusu yerin niteliğini bildiğini ancak ekonomik sıkıntıları nedeniyle suça konu yere ev inşa etmek zorunda olduğunu beyan ettiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna katılan vekilinin davaya konu binanın müsadere edilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Hükümde 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi gereğince suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı nazara alınarak hapis cezası alt sınırdan belirlendiği halde, adli para cezasının gerekçesiz olarak alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak belirlenmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanığın 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilk paragrafındaki adli para cezası miktarının “5 tam gün” olarak, ikinci paragrafındaki adli para cezası miktarının “4 tam gün” olarak, dördüncü paragrafındaki adli para cezası miktarının “80 TL” olarak değiştirilmesi beşinci paragrafının ise “Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK' nın 53/1 maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde düzeltilmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy