Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı kanuna aykırılık suçundan, sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ile mahalli C savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
... vekili tarafından suçtan doğrudan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına katılma talebinde bulunulduğu ve katılma kararı bu yöndeki dilekçeye istinaden verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Adıyaman Defterdarlığının katılan olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata; gerekçeli karar başlığında suç tarihinin gösterilmemesi hususu da mahallinde giderilebilir eksiklik olarak değerlendirilmiştir.
Soruşturma aşamasında bilirkişi olarak görevlendirilen ... ve ...'a 12/08/2008 tarihli tutanak ile yapacakları iş anlatılarak CMK'nın 64. maddesi uyarınca yeminlerinin yaptırıldığı anlaşıldığından tebliğnamede bu hususta bozma öneren (1) numaralı görüşe iştirak edilmediği gibi, sanığın davaya konu eserlerin kendisine ölen eşinden kaldığına tarihi eser niteliğinde bulunduklarını bilmediğine dair savunmasının aksine delil bulunmadığı, mahkemenin kabul ve uygulamasının oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde öngörülen ve aynı Kanunun 67/1 maddesinde yaptırım altına alınan ihbar yükümlülüğüne aykırılık suçunu oluşturacağından bahisle bozma öneren (2) numaralı görüşe de iştirak edilmemiştir.
Suç tarihinde sanığın evinde yapılan aramada antre kısmında özel olarak tasarlanmış bölümde 10/09/2007 tarihli bilirkişi raporu ile 2863 sayılı Kanun kapsamında taşınır kültür varlığı olan müzelik ve etütlük mahiyette tasnif ve tescile tabi bulundukları tespit edilen bir adet kemik obje, bir adet ok ucu, bir adet bronz iğne, iki adet pirinçten yapılma aplik parçası ile bir adet yine pirinçten yapılma kırık aplik parçası, bir adet gümüş çan, bir adet kurşun mühür, iki adet sikke ile 5 adet bronz sikke, yine aynı rapor ile 2863 sayılı Kanun kapsamında taşınır kültür varlığı niteliğinde bulunmadıkları değerlendirilen bir adet aslan heykelciği ile bir adet portre baş heykelciği, aşırı bozulmaları nedeniyle tarihlerinin ve niteliklerinin saptanamadığı belirtilen bir adet demir parça, bir adet bronz obje, bir adet gümüş sikke parçası ile ve iki adet bronz sikke ele geçirildiği, sanığın savunmasında suça konu eserlerin eşine ait olduğunu eşinin ölümü nedeniyle kendisine kaldığını tarihi eser niteliğinde bulunduklarını bilmediğini beyan ettiği, sanığın olaydan kısa bir süre önce 18/06/2008 tarihinde vefat eden eşine ait olan eserlerin hükme esas alınan bilirkişi raporu ile dahi bir kısmının aşırı bozulmaları nedeniyle tarihlerinin ve niteliklerinin saptanamaması karşısında sanığın bu eserlerin niteliğini bilmesinin beklenemeyeceği gibi sanığın davaya konu eserlerin tarihi eser olduğunu bildiğine ve bu eserlerin ticaretini yaptığına dair dosyaya yansıyan bir delilin de bulunmadığı anlaşılmakla;
Yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen, bir adet demir parça, bir adet bronz obje, bir adet gümüş sikke parçası ile iki adet bronz sikkenin aşırı bozulmaları nedeniyle tarihlerinin ve niteliklerinin saptanamadığı belirtilmekle bu eserlerin sanığa iadeleri yerine müsaderelerine ve müzeye tevdiilerine karar verilmesi, yine 2863 sayılı Kanun'un 23. maddesi kapsamında müzelik değer taşıyan, tasnif ve tescile tabi taşınır kültür varlıklarının Müze Müdürlüğü'ne teslimine karar verilmesi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeksizin, ayrıca 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi uyarınca zoralımına da karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin ve mahalli C Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafının hükümden çıkarılarak yerine “ 10/09/2007 tarihli bilirkişi raporu ile 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunmadığı belirtilen eserler ile aşırı bozulmaları nedeniyle tarihlerinin ve niteliklerinin saptanamadığı belirtilen eserlerin sanığa iadesine, aynı raporda 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi bulunduğu tespit edilen eserlerin müzeye tevdiine” cümlesinin eklenmesi suretiyle hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy