Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53/1, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinin tespit ve kabul doğrultusunda "2006 yılı " olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında "09/06/2008” şeklinde gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş olup,
Sanığın kendisine babasından kalan Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu'nun 09/09/1979 tarih ve 1933 sayılı, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu'nun ise 29/05/1985 tarih ve 1425 sayılı kararları ile belirlenen “Mardin Kentsel sit Alanı” içerisinde bulunan zemin, birinci ve ikinci katları kesme taştan kargir tarzda inşa edilen evin üzerine dosya kapsamında mevcut inşaat bilirkişi raporuna göre, 30-35 yıl önce betonarme olarak 3. bir kat inşa ettiği, dış cephesini keşif tarihi olan 23/02/2009 tarihinden 5-6 yıl önce boyattığı ve 2-3 yıl kadar önce de pencere doğramalarının PVC doğrama ile değiştirdiği, bu eylemin yapının doğal görünümünü bozan inşai ve fiziki müdahale teşkil ettiği hususlarının tespit edilmesi karşısında,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eyleminin şuç teşkil etmediğine, katılan vekilinin ise sanık hakkında verilen cezanın ertelenemeyeceğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın Mardin Kentsel sit alanı içerisinde bulunan dava konusu yapıda, asli zamanaşımı süresi içerisinde gerçekleştirdiği anlaşılan pencere doğramalarının PVC doğrama ile değiştirme eyleminin 3194 sayılı İmar Kanunun 21/3. maddesi kapsamında basit inşaat niteliğinde olduğu gözetilmeksizin, 2863 sayılı kanunun 65/d maddesi yerine aynı Kanunun 65/b maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi,
Kabule göre de;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin,sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet vesayet ve kayyumluk yetkilerinden koşullu salıverme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/09/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy