(5237 S. K. m. 2, 7) (3167 S. K. m. 16) (5941 S. K. m. 9)
Dava ve Karar: Karşılıksız çek keşide etme suçundan sanığın mahkûmiyetine dair hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; Akbank T.A.Ş. vekilinin 16.9.2008 tarihli dilekçeyle bankanın davaya konu hak ve alacağını Girişim Varlık Yönetimi AŞ'ye devrettiğini ve davadan çekildiklerini bildirdiği ve ekte sunduğu 29.7.2008 tarihli temlik sözleşmesinde Akbank T.A.Ş. ile G... Varlık Yönetimi A.Ş. arasında kredilerden doğan icra takipleri ve alacakların devir ve temlik edildiği belirtilmekte ise de, suça konu çeke dair alacağın da bu sözleşmenin kapsamında yer alıp almadığının anlaşılamaması karşısında; mahkemece davaya konu çekle ilgisi açıkça görülecek şekilde düzenlenmiş ayrı bir sözleşme veya ek beyanname örneği olup olmadığının şikayetçi Akbank T.A.Ş. den sorulmasıyla varsa bu temlik işlemine dair tüm belgelerin getirilmesinden sonra, çekle ilgili alacağın devredilmesi halinde katılanın şikayet hakkının sona ereceği hususu da dikkate alınarak, hukuki durumun buna göre tayin ve takdirinin gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı,
Kabule göre de;
20.12.2009 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 Sayılı Çek Kanunu ile 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmış, davaya konu suçun unsurları ve yaptırımları farklı biçimde yeniden düzenlenmiş olduğundan; 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilerek, sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, 23.09.2011 tarihinde yapılan müzakerede isteme uygun olarak oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy