(2709 S. K. m. 141) (5237 S. K. m. 59) (647 S. K. m. 6) (5271 S. K. m. 34)
Dava: Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Karar: 1) Adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınan raporla trafik kazası tespit tutanağı ve bilirkişi raporları arasındaki mevcut çelişkinin giderilmesi amacıyla, Karayolları Genel Müdürlüğü Uzmanlarından veya teknik Üniversitelerin konuyla ilgili öğretim görevlilerinden oluşacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Sanığa hükmolunan adli para cezası taksitlendirilirken taksit aralığının gösterilmemesi suretiyle infazda tereddüte neden olunması,
3) Sanığın ek savunması tespit edilmeden sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması,
4) Hüküm fıkrasında temel cezanın alt hadden verildiğinin bildirilmesine rağmen alt sınır aşılarak hüküm kurulması suretiyle kararda çelişkiye düşülmesi,
Kabule göre de;
Sanığın dosyaya yansıyan olumlu kişiliği gerekçesiyle TCK 59 gereğince takdiri indirim yapıldığı, dosya içindeki kayıtlara göre sabıkasız olan sanığın 11.04.2007 tarihinde talimat yoluyla savunmasının tespit edilmiş olması karşısında, sanığın kişiliği, geçmişi, olaydan sonraki davranışları, suçun işlendiği koşullar ve suç işleme eğilimi değerlendirilerek demek suretiyle 647 s. Kanunun 6 ncı maddesi gereğince ertelemeye yer olmadığına karar verilmesi, Anayasanın 141 ve CMK'nın 34 üncü maddeleri gereğince gerekçe gösterilmemesi,
Sonuç: Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.10.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy