Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı kanuna aykırılık
Hüküm : Beraat
2863 sayılı kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hüküm yüzüne karşı tefhim edilen sanık müdafiinin 1412 sayılı CMUK'un 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra 03/12/2009 tarihinde hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca isteme uygun olarak REDDİNE,
Katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın, suça konu kültür varlıklarını satmak üzere yurt dışı kaynaklı internet sitesi üzerinden ilan vererek bu varlıkları sergilediği, her ne kadar sanık aşamalarda verdiği savunmalarda daha önce yurt dışına satış işlemi gerçekleştirdiğini beyan etmiş ise de, kolluk kuvvetlerince ele geçirilen kültür varlıklarının sanığın ikametinde bulunduğu, bu varlıkları yurt dışına çıkarma konusunda gerçekleştirilen icrai bir hareket mevcut olmadığı, sanığın ikrar ettiği daha önceki eylemlerinden dolayı da cezalandırılamayacağı, bu haliyle tamamlanmış ya da teşebbüs aşamasında kalmış bir yurt dışına çıkarma fiilinden söz edilemeyeceği, ancak sanığın beyanında, suça konu eserleri internet üzerinden yurt dışından satın alıp, yurt içi ve yurt dışındaki müşterilere sattığını ve kargo şirketleri aracılığı ile gönderdiğini beyan ettiği dikkate alındığında,
Sanığın suça konu tarihi eserlerin ticaretini yaptığı hususunun dosya kapsamı ve sanığın tevil yollu ikrarları ile sabit olduğu, bu itibarla dava konusu eserler üzerinde üniversitelerin arkeoloji ve sanat tarihi kürsülerine mensup öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak, hali hazır durumu itibariyle bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlıkları olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi olup olmadıkları, bildirim zorunluluğu olan eserlerden olup olmadıklarının tespit edilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki kurumunun takdir ve tayini gerektiği gözütelmeksizin eksik araştırma ve hatalı değerlendirme sonucu beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8.maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 19/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy