Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Uygulama : TCK.nın 89/4, 22/3, 62, 63. maddeleri uyarınca
mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında CMK’nın 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi mahallinde tamamlanabilir eksiklik olarak kabul edilmiştir. Keza, sanık hakkında hükmedilen hürriyeti bağlayıcı ceza süresinin 1 yıldan fazla olması ve suçun bilinçli taksirle işlendiğinin kabulü nedeniyle, TCK'nın 50/4-2 cümlesindeki düzenleme karşısında hapis cezasının paraya çevrilmesine yasal olanak bulunmadığı halde, paraya çevirmeme gerekçesi olarak “suçun işlenişindeki özellikler ile sair hususlar”ın gösterilmesi sonuca etkili görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay tarihinde, yönetimindeki araçla meskun mahalde bölünmüş, iki yönlü asfalt kaplama devlet yolunda seyir halinde iken 4 yönlü kavşakta, katılan mağdur ...'nun yönetimindeki araçla çarpışması şeklinde meydana gelen kaza sonrası kolluk görevlilerince düzenlenen kaza tespit tutanağında, hangi araca yeşil ışık yandığının tespit edilemediğinin ve olayın görgü tanığının bulunmadığının belirtilmesi karşısında; kaza tespit tutanağına göre kusur durumu tespit edilerek buna göre sanığın hukuki durumunun tayini yerine, soruşturma aşamasında beyanı bulunmayan ve olaydan yaklaşık 11 ay kadar sonra sanık ve müdafiinin yokluğunda katılan vekilinin hazır bulunduğu keşifte olayın görgü tanığı sıfatıyla dinlenen ...'in, tutanağa aykırı beyanlarına itibar edilerek sanığın kırmızı ışık ihlali yaptığının kabulü suretiyle kusur tayini ve sanık hakkında tayin edilen cezanın TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksir nedeniyle artırılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.