Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : Her iki sanık hakkında; 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62, 50/1-a, 52/2, 52/4, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle öldürme suçundan, sanıkların mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanık ...'nün ve sanık ... müdafinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilirken, sanıkların çalışma özgürlüğünü kaldıracak şekilde ve soyut ifadelerle "Sanıkların TCK'nın 53/6. maddesi gereğince inşaat alanında faaliyette bulunmasının yasaklanmasına" denilmek suretiyle sanıkların hangi meslek veya sanatın icrasının yasaklandığının, denetime ve infaza olanak verecek şekilde kararda gösterilmemesi,
2- Sanık ... hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesindeki “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, aynı maddenin 6. fıkrasındaki koşullar irdelenip, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlarla birlikte isabetle değerlendirilerek, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılmasının gerektiği, dosya içeriğine göre; tali kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanık ...'un, geçmişte sabıkasının bulunmadığı, yargılama sırasındaki iyi hali gözetilerek cezasında takdiri indirime gidildiği, ölenin eşinin duruşmada alınan beyanında, sanık ile anlaştığını ve şikayetçi olmadığını beyan etttiği, dosya içine ibraz edilen 13.08.2007 tarihli ibranameye göre, sanığın ölenin yakınlarının maddi zararlarını giderdiği, dosya kapsamına göre, sanık tarafından giderilmesi gerekli maddi bir zararın kalmadığı anlaşılmakla; sanığın olumlu kişilik özelliklerine, yargılama sürecindeki davranışlarına, olayın oluş şekli ve sonuçlarına, dosya içeriğine uygun düşmeyen, sanığın kişiliği olumlu görülerek hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrildiğinin belirtilmesi karşısında çelişki oluşturacağı da düşünülmeden, “Sanığın duruşmada gözlemlenen tutum ve davranışlarına göre suç tarihinden sonra yeniden taksirli şekilde suç işlemeyecekleri yönünde mahkememizde tam bir vicdani kanı hasıl olmadığı” şeklindeki kanundaki ifadelerin aynen tekrarından ibaret gerekçelerle sanık hakkında CMK’nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ...'nün ve sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy