Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
1- Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 ve 5271 sayılı CMK’nın 34. maddeleri uyarınca bütün mahkeme kararlarının, karşıoy da dahil olmak üzere gerekçeli olarak yazılması zorunludur. Hükmün gerekçeyi ihtiva etmemesi ise 1412 sayılı Kanunun 308/7 ve 5271 sayılı CMK’nın 289/1-g bendi uyarınca hukuka kesin aykırılık halini oluşturacaktır. Ayrıca Ceza Muhakemesi Kanununun 230. maddesi uyarınca, hükmün gerekçesinde, suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, bunun nitelendirmesinin yapılması, Ceza Kanununda öngörülen sıra ve esaslara göre cezanın ve ayrıca cezaya mahkûmiyet yerine veya yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi, cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbirlerden birine çevrilmesine ya da ek güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına veya bu hususa ilişkin istemlerin kabul veya reddine dair dayanakların gösterilmesi zorunludur. Gerekçe, hükmün dayanaklarının, akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Bu nedenle, gerekçede hükme esas alınan veya reddedilen bilgi ve belgelerin belirtilmesi ve bunun dayanaklarının gösterilmesi, bu dayanakların da, geçerli, yeterli ve yasal olması gerekmektedir. Yasal, yeterli ve geçerli bir gerekçeye dayanılmadan karar verilmesi, yasa koyucunun amacına uygun düşmeyeceği gibi, uygulamada da keyfiliğe yol açacaktır. Bu itibarla keyfiliği önlemek, tarafları tatmin etmek, sağlıklı bir denetime olanak sağlamak bakımından, hükmün gerekçeli olmasında zorunluluk bulunmakta olup, somut olayda, suç oluşturduğu kabul edilen eylem nedeniyle sanığın kusur durumuna ilişkin hangi raporun hükme esas alındığının gösterilmemesi suretiyle Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34 ve 230. maddelerine muhalefet edilmesi,
2- Dosya içinde mevcut bilirkişi raporları arasında kusur yönünden çelişki bulunduğu anlaşıldığından, teknik üniversitelerin konu ile ilgili bölümleri öğretim üyelerinden ya da Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanlarından seçilecek bilirkişi heyetinden kusur durumuna ilişkin rapor aldırılması sonrası sanığın hukukî durumunun tespit ve tayini yerine eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2- Lehe hükümlerin ayrı ayrı değerlendirilerek reddi gerekirken tümünün bir cümlede “Sanığın sabıka kaydı, olayın cerayan tarzı, taksirin yoğunluğu, ileride suç işlemekten çekineceğine dair kanaatin oluşmaması” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
4- 5271 sayılı CMK'nın 226/2. maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın sürücü belgesinin 5237 sayılı TCK'nın 53/6. maddesi gereğince 1 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy