Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Muhalefet
Hüküm : 1)Sanık ... hakkında Beraat ,
2)Sanıklar Yılmaz ve ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 67/2,5237 sayılı TCK'nın 52/2, 53/1,63 maddeleri uyarınca mahkumiyet.
2863 Sayılı Kanuna Aykırılık suçundan sanıklar ... ve ...'ın mahkumiyetlerine, sanık ...'ın beraatine ilişkin hükümler katılan vekili ile sanıklar Yılmaz ve ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
02/01/2008 tarihinde emniyet güçlerine, kardeş olan ve antika eşya alım satım işi ile iştigal eden sanıklar ... ve ...'ın Türkiye'nin çeşitli illerinden topladıkları tarihi eserleri İstanbul ili, Fatih ve Eminönü ilçelerinde, kapalı çarşı bölgesinde bulunan işyerleri ve depolarında sakladıkları ve yurt dışına kaçırarak büyük kazançlar elde ettikleri yolunda yapılan ihbar üzerine mahkemeden alınan arama kararlarına istinaden evli olan sanıklar ... ve ...'ın birlikte ikamet ettikleri evde, sanıklar Yılmaz ve ... tarafından işletilen antika dükkanı ile deposunda yapılan aramalar neticesinde toplam 2078 eserin bulunarak el konulduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporu ile ele geçirilen eserlerden 1898 adetinin 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduğunun tespit edildiği, bu eserlerden 1888 adetinin İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğüne, 10 adetinin ise Türk İslam Eserleri Müzesi Müdürlüğüne teslim edildiği, yasa kapsamında bulunmayan 168 adet eserin ...'a 12 adet eserin ise ...'a iade edildiği, anlaşılmakla;
1- Sanık ...'ın beraatine ilişkin hükme yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Her ne kadar sanık ...'ın diğer sanık ... ile müşterek evlerinde yapılan aramada taşınır kültür varlığı niteliğine haiz eserler ele geçirilmiş ise de; sanığın bu eserlerin tarihi eser niteliğinde olduğunu bilmediğine, eşinin eski eşya alım satımı işi ile uğraşması nedeniyle tarihi eser olabileceğini düşünmediğine dair savunmasının aksine delil mevcut olmadığı kabul edilmekle,
Yapılan yargılama sonunda yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, sanığın, diğer sanıkların eylemlerine katıldığına dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükme yönelik sanıklar müdafinin temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin, bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
a) Dosya içerisinde, hükme esas alınan 05/02/2009 tarihli raporu düzenleyen arkeolog bilirkişi Dr. Alpay Pasinli'nin resmi bilirkişi listesinden seçilip seçilmediğine ilişkin herhangi bir bilgi ve belgeye yer verilmediği gibi, kimlik tespiti ve usulüne uygun yemini de yaptırılmayarak 5271 sayılı CMK'nın 54, 58 ve 64/6 maddelerine muhalefet edilmesi,
b) Soruşturma aşamasında müze görevlileri tarafından düzenlenen raporlarda 2863 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu belirtilen eserler ile sahte ve taklit olmaları nedeniyle piyasayı yanıltıcı özellikleri dikkate alınarak müzeye teslim edilen eserlerin her birinin bilim, kültür, din veya güzel sanatlarla ilgileri, 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli taşınır kültür varlığı olup olmadıkları, tasnif ve tescile tabi bulunup bulunmadıkları, müzelerde korunması gereken eserlerden olup olmadıkları hususları değerlendirilmeksizin genel ifadelerle ve müze görevlilerinin raporlarına atıfla yetinen yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınması,
c) 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanıklar hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 18/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy