Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : Tüm sanıklar hakkında; Beraat
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, sanıkların beraatlerine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Mahkemece, suça konu eşyaların sanıkların eline geçme tarihinden itibaren üç günlük süre dolmamış olduğundan, haber verme zorunluluğuna uymadan bulundurma suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesiyle sanıkların beraatlerine karar verildiği, halbuki “haber verme sorumluluğuna aykırılık” ile “korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarını bulundurma” suçlarının birbirinden farklı suç tipleri olduğu, haber verme sorumluluğuna aykırılık suçundan söz edilebilmesi için, korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarını “bulma” olgusunun gerçekleşmiş olması gerektiği, 2863 sayılı Kanunun 4/1. maddesinde öngörülen üç günlük sürenin de “bulunan” kültür ve tabiat varlıklarını bildirme yükümlülüğüne ilişkin olduğu, somut olayda ise suça konu korunması gerekli kültür ve tabiat varlıkları sanıklar tarafından bulunmayıp, bu varlıkların sanık ...'nın kardeşi olan tanık ... aracılığıyla sanıkların eline geçtiği, dolayısıyla mahkemenin beraat gerekçesinin yerinde olmadığı, diğer yandan kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunun, gerek haber verme yükümlülüğüne aykırı olarak, gerekse kanuna uygun olmayan başka bir şekilde elde bulundurulan taşınır kültür ve tabiat varlıklarının ticarete konu edilmesi halinde oluşacağı, bu durumda kültür varlığı ticaretine aykırılık suçu ile birlikte ayrıca haber verme sorumluluğuna aykırılık ya da bulundurma suçlarından hüküm tesis edilemeyeceği, eylemin bir bütün halinde kültür varlığı ticaretine aykırılık olarak değerlendirilip bu suçtan hüküm kurulması ile yetinilerek, haber verme sorumluluğuna aykırılık ya da bulundurma suçlarından açılmış bir dava var ise, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesisi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının birinci bendinin hükümden çıkarılarak yerine “Sanıklara isnat edilen tasnif ve tescile tabi korunması gerekli kültür varlıklarını bulundurma suçuna ilişkin olarak karar verilmesine yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy