Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 Sayılı Kanuna Aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanun'un 67/2, 5237 sayılı TCK'nın 62, 51/1-3, 53/1, 52, 63, 54/1. maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme.
sanık ..., sanık ... müdafii
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların kültür varlığı ticareti yaptıklarına dair yapılan ihbar üzerine gizli soruşturmacı üç jandarma görevlisinin alıcı kılığında sanıklarla irtibata geçerek, 16.05.2008 tarihli olay yeri tespit tutanağına göre, sanıkların jandarma görevlilerine kültür varlığı olduğu düşünülen eserleri satarken yakalandıkları anlaşılmakla;
Dosya içerisinde mevcut 17.06.2008 tarihli üniversite öğretim görevlilerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi raporuna göre, 1 adet bakır M.S. 6. yüzyıla ait Bizans sikkesinin 2863 sayılı kanun kapsamında, müzelerde korunması gereken tasnif ve tescile tabi envanterlik arkeolojik eser olduğunun, 1 adet taş objenin imitasyon olup 2863 sayılı Kanun kapsamına girmediği, 2 adet pazı bandı görünümlü altın bilezik 10 adet altın küpe, 6 gümüş sikke, 3 elektron görünümlü sikke, 4 adet yuvarlak halka görünümlü altın objenin ise 2863 sayılı kanun kapsamına girmeyen objeler olduğunun bildirildiği, 2863 sayılı Kanun'un 23. maddesine göre korunması gerekli taşınır kültür varlığı olan eserlerin aynı Kanunun 24. maddesine göre devlet malı niteliğinde olduğu ve müzelere teslim edilmesi gerektiği anlaşılmakla, tebliğnamede, hangi eserlerin müzeye teslimine, hangi eserlerin sahiplerine iadesine karar verilmesi gerektiğine ilişkin bilirkişilerden ek rapor alınması gerektiğine ilişkin bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ... müdafinin sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkin, sanık ..., sanık ..., sanık ...'in bir sebebe dayanmayan sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında uygulanamayacağı gözetilmeksizin, sanıkların, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 11. paragrafının (b) bendi “sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nın 53/1. maddesindeki hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK' nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından, uygulanmasına yer olmadığına” şeklinde düzeltilmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy