Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/4,62,51/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ve üst Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında, 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi uyarınca sanıkla müşteki arasında uzlaştırma işlemi sağlanmadan kamu davası açılması, yargılama aşamasında da aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmemesi,
Kabule göre de;
1)Hükmün gerekçesinde sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiğinin bildirilmesine rağmen hüküm fıkrasında bilinçli taksir uygulanmamak suretiyle hükmün karıştırılması,
2)5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin sanık hakkında uygulanıp uygulanmamasına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek ve somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği gözetilmeden “Sanık ... nin sabıkasız oluşu, eylemi taksirle gerçekleştirdiği gözetildiğinde 5271 sayılı CMK 231. maddesinin uygulanmaması yönünden zorunluluk doğmuştur.” şeklindeki yetersiz gerekçe ile sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 5728 sayılı Kanun’un 562. maddesiyle değişik 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanmamasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı sanık ile üst Cumhuriyet Savcısının itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun BOZULMASINA 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy