Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Taksirle yaralama
Hüküm: 5237 sayılı TCK'nın 89/4, 53/6. maddeleri uyarınca mahkûmiyet.
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Şikayetçi Vahyettin Öztürk'e duruşma günü bildirilmediğinden, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören sıfatıyla temyiz hakkının bulunduğu kabul edilerek, kazada yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçi Vahyettin Öztürk'ün 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın eksik inceleme ile karar verildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, katılanlar vekilinin sanığın kazada tamamen kusurlu olduğuna ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın asli kusurlu oluşu ve beş katılanın hayati tehlike geçirip, vücutlarında kemik kırığı oluşacak derecede yaralanmalarının niteliğine göre; 5237 sayılı TCK'nın 22. ve 61. maddesine göre cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi şartları gözetilmeden asgari hadden ceza tayini,
2- Gerekçeli karar başlığında, suç adının “taksirle yaralama” yerine “trafik güvenliğini tehlikeye sokma” şeklinde yanlış yazılması ve Vahyettin Öztürk'ün müşteki olarak gösterilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy