Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç :Taksirle Yaralama
Hüküm :TCK'nın 89/1, 89/2 (a,b), 62, 52. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; dosya içeriğine göre katılanların şikayetinin devam ettiği ve zararlarının giderilmediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmemesi nedeniyle bozma öneren (1) no.lu görüşe,
Asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında temel ceza tayin edilirken asgari hadden uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, keza katılan mağdur hakkında Adli Tıp Kurumu Adana Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 20.05.2009 tarihli raporda, yaralanmanın yaşamsal tehlike oluşturacak, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, hayat fonksiyonlarına etkisi ağır derecede kemik kırığı oluşturacak, sağ bacaktaki 6 cm'lik kısalığın ve sağ dizdeki 30 derece hareket açıklığının duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğunun belirtilmesine karşın, sanık hakkında TCK'nın 89/3-b maddesi uyarınca ceza tayini yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma konusu yapılmamış, iddianamede sevk maddesinin TCK'nın 89/2-e maddesi olması nedeniyle ek savunma verilmemesi ve sanık hakkındaki uygulama maddelerinde hataya düşülmesi gerekçesiyle tebliğnamede bozma öneren (2) numaralı görüşe, iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura, tanık beyanlarına ve eksik incelemeye ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Taksirli suçta kasttan söz edilemeyeceğinden, temel cezanın belirlenmesinde “Suç kastının yoğunluğu”nun gerekçe gösterilmesi,
2-TCK'nın benimsediği gün para cezası sisteminde, cezanın gün olarak tayini gerekirken, ay üzerinden belirlenmesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında yer alan “Suç kastının yoğunluğuna” ibaresinin hükümden çıkarılmasına, hüküm fırasının 2. paragrafında yer alan “3 AY” ibaresinin “90 gün” şeklinde; hüküm fırasının 3. paragrafında yer alan “4 AY 15 GÜN” ibaresinin, “135 gün” şeklinde; hüküm fırasının 4. paragrafında yer alan “3 AY 22 GÜN” ibaresinin “112 gün” şeklinde değiştirilmelerine, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy