Suç : Taksirle yaralama, Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 1-5237 sayılı TCK'nın 89/4, 62, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet.
2-5237 sayılı TCK'nın 179/2, 50/1-a. maddeleri gereğince mahkumiyet.
3-2-5237 sayılı TCK'nın 179/3, 50/1-a. maddeleri gereğince mahkumiyet.
Taksirle yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar ... ve ... vekilinin vekaletnamedeki yetkisi kapsamında 09.02.2009 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat etmesi sebebiyle temyiz incelemesine yer olmadığına,
Sanığın temyizine hasren yapılan incelemede;
1-Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan kurulan hükümler yönünden;
Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 Esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. Dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 19.01.2009 tarihinde verilen mahkumiyet hükmüne karşı suç niteliğine ilişkin de herhangi bir temyiz istemi bulunmadığından 200 TL. ve 200 TL'den ibaret mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Taksirle yaralama suçundan kurulan hükme gelince;
Aracı ile alkollü bir vaziyette ters yönden girdiği caddede nizami bir şekilde seyreden katılan ... idaresindeki araca çarpan sanığın bilinçli taksir halinde bulunduğunun gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine, ancak;
Taksirli suçlarda TCK'nın 53/1. maddesinde yazılı hak yoksuluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki hak yoksunlukları ile ilgili (1). bendin (3). paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve Kanuna uygun olan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/09/2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy