Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63.maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafi tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli kararda suç adının taksirle öldürme yerine, taksirle yaralama şeklinde yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin; kusur durumuna, asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayinine, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerin uygulanmamasına ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın olay tarihinde düğün konvoyunda idaresindeki araçla seyir halindeyken, çizgileri bulunmayan 8,5 m. genişliğindeki çift yönlü yolda önündeki aracı sollamaya çıktığı sırada karşı yönden gelen motorsiklete karşı fren tedbirine başvurmuş olmasına rağmen sol kaldırıma 1.80 m uzaklıkta çarpışmaları ile sonuçlanan olayda şerit ihlali yapmış olması nedeni ile tam kusurlu olmakla birlikte, bilinçli taksirin şartlarının oluşmadığı gözetilmeyerek bilinçli taksir hükümleri uygulanarak sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy