Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Uygulama : TCK'nın 89/1, 2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; katılan vekilinin seçenek cezalardan adli para cezasının tercih edilmesine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1) İki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı, maddede öngörülen cezanın alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiği nazara alınmadan, dosya içeriği ve mahkemenin kabulüne göre sürücü belgesiz olup, tam kusurlu olarak katılanın hayat fonksiyonları ağır (6.) derecede etkiler nitelikte kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına neden olan sanık hakkında asgari hadden ayrılarak temel ceza tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
2) Kırmızı ışık ihlali yaparak olaya neden olan sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğunun gözetilmemesi ,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeblerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy