Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1,89/3-b,52/4. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafiileri ve katılan ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık müdafiilerinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın adli para cezasından ibaret olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiilerinin kusur durumuna; katılan vekilinin, yetersiz bilirkişi raporunun hükme esas alındığına ilişkin ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak,
1- Oluşa ve mahkemenin kabulüne göre; sanığın yönetimindeki otomobille seyri sırasında hızını azaltmaksızın geldiği kontrolsüz kavşaktan geçmek istediği esnada, gidişine göre sağ taraftaki sokaktan, geçiş önceliğine uymadan kontrolsüzce caddeye giriş yapan katılan ... idaresindeki otomobille kavşak içerisinde çarpışmaları sonucu katılanlar ... ve aracında yolcu olarak bulunan eşi ...'un yaralanarak, sanıktan şikayetçi olmaları şeklinde gelişen olayda; 5237 sayılı TCK'nın 73/5. maddesinde, iştirak halinde suç işlemiş sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin, diğerlerini de kapsayacağı düzenlenmiş olup, taksirle işlenen suçlarda iştirak hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle, sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçmenin, diğer sanığa sirayet etmeyeceği gözetilmeden, katılan mağdur ...'un dosyada sanık sıfatı olmayan eşi katılan mağdur ... hakkında şikayetçi olmayıp, sanık hakkında şikayetten vazgeçmesinin söz konusu olmaması karşısında, taksirle iki kişinin yaralanmasına sebebiyet veren sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 89/4. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek, yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- 5237 sayılı TCK'nın 61/8. maddesi uyarınca adli para cezası hesaplanırken, cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine yönelik arttırım ve indirimlerin gün üzerinden yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafileri ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy