Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
Hüküm : 2.159 TL maddi, 2.000 manevi tazminatın
davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1- Davacının davasının dayanağını teşkil eden mahkeme kararının veya dosyasının onaylı bir örneğinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde dosya içine alınması ve ilgili kararın kesinleşip kesinleşmediğinin, kesinleşmiş ise davacıya tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunacağından, davanın kısmen kabulü halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
3- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu,üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçülere uymayıp eksik olduğu,
4- Yasal faizin açıkça tutuklama tarihinden itibaren talep edilmiş olmasına rağmen kabul edilen tazminat miktarı için faize hükmedilmemesi,
5- Talebin kısmen kabul edilmesi karşısında davacının yargılama giderinden sorumlu tutulması,
6- Davacı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine karar verilmesi,
7- Şirket ortağı olduğunu ileri süren davacının gelir vergisi mükellefi olduğunun anlaşılması karşısında ilgili vergi dairesinden matrahının sorulup, matrahının belirlenememesi veya asgari ücretten daha düşük olması halinde vasıfsız bir işçi gibi değerlendirilerek tutuklulukta ve gözaltında kaldığı dönemde geçerli olan net asgari ücret
-2-üzerinden kesinti yapmadan hesaplanacak bir miktarın maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, denetime elverişli olmayacak şekilde brüt asgari ücret üzerinden maddi zararın hesap edilmesi,
Kanuna aykırı, davalı ve davacı vekilinin sair temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 18.09.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.