Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava: 466 sayılı Kanun gereğince tazminat.
Hüküm: Davanın reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Davacının hırsızlık suçundan Alaca Sulh Ceza Mahkemesinin 1998/187 Esas, 2001/59 Karar sayılı tutuklama kararı ile 17.02.1999 - 05.03.1999 tarihleri arasında tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesine açtığı 466 sayılı Kanun gereğince tazminat davasının yapılan UYAP sorgulamasında kararın 6. Ceza Dairesinin 01.03.2011 tarih ve 2008//21133 Esas ve 2011/2098 Kararı ile bozulması üzerine mahalline gönderildiği ve halen derdest olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre;
Davacı vekilinin tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, davalı hazine yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin diğer itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilgili bölümüne "Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesine göre karar tarihinde geçerli olan 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı hazineye verilmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan tazminat davasının koşulları bulunmadığı nedeniyle davanın reddine ilişkin hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.06.2012 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.