Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı kanuna göre tazminat talebi
Hüküm : 2225 TL maddi, 2000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak, davacıya verilmesine
Temyiz Tarihi : 24.01.2012
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1-Davalı vekilinin yüzüne karşı verilen hükmü 24.01.2012 tarihinde yasal süreden sonra olan temyiz isteminin CMUK'nın 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Davacı vekilinin temyizine gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
a-Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 1 yıl 16 gün tarihi itibariyle hükmedilen 2000 TL'nin belirtilen ölçütlere uymadığının az olduğunun gözetilmemesi,
b-Davanın kısmen kabul edilmiş olması karşısında, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine ücreti vekalete karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK.'nın 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy