Mahkemesi:Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm: Davanın kısmen kabulü ile her davacı yönünden 1.746,54 TL maddi, 3.500 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacılara verilmesine .
Davacıların tazminat taleplerinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dava dosyası kapsamında, davacılara dava ve duruşmaya gelmedikleri takdirde yokluklarında yargılamanın yapılıp bitirileceği ihtarını içeren tebligatların usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek dava ve duruşmalardan haberdar edilmiş oldukları ve davacılar vekili tarafından dosyaya sunulan genel vekaletnamenin de beraat kararından çok uzun süre önceye ait olmadığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki (1) nolu ve davacıların aynı vekille ancak ayrı ayrı açtıkları davaların yargılama aşamasında birleştirilmesi karşısında, davacılar lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca tarifenin üçüncü kısmı gereğince ve ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı dilekçe yazım ücretine hükmedilmiş olması temyiz edenin sıfatına göre tebliğnamedeki (2) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, Dairemizce benimsenen görüşe göre; asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması ve dava dilekçesinde hangi tarihten itibaren yasal faiz istenildiğinin açıkça belirtilmemesi halinde dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden hükmolunan maddi ve manevi tazminat miktarlarına karar tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi ile Ceza Genel Kurulunun 20.9.2005/88-98 tarih ve sayılı kararında da belirtildiği üzere; davayı vekil ile takip eden davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/4. maddesi uyarınca tarifenin üçüncü kısmı gereğince ve ikinci kısmın ikinci bölümünün onuncu sırasındaki ücretten az olmamak üzere vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, eleştirilen hususlar dışında kanuna uygun olan hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.