Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Öldürme
Hüküm : Beraat
Taksirle öldürme suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Daha önce de bir normal doğum yapan katılanın hamile olup olay günü saat 13:30 da su kesesi patladığı için takiplerini yaptırdığı Özel Boğaziçi Hastanesine gittiği,19:00 da normal yataktan doğumhanede bulunan doğum masasına alındığı ve 7 cm açıklığı olduğunun söylendiği,daha sonra dışarıda bulunan acil bir hasta yüzünden doğumhanede bir tane doğum masası olduğu için katılanın normal yatağa yatırıldığı ve 10 dk sonra doğumunun başladığı,bağırması üzerine ebenin geldiği doğumun gerçekleştiği ve bebeğin solunum ve kalp atım hızı olmaması sebebiyle yeni doğan ünitesi olan Özel Kartal Hastanesine sevk edildiği,bebeğin iki gün sonra 05.12.2006 da sevk edildiği bu hastanede öldüğü olayda;
Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulunun 02.01.2008 tarihli raporunda ölüm sebebinin bebeğin perinatal doğum öncesi esnası ve sonrası asfiksiye yani boğulmaya maruz kalması olduğu,ancak dosyada bulunan NST fotokopilerinin değerlendirmeye uygun olmamaları ve zamanında otopsi yapılmadığından asfiksiye yol açan etkenin ve ölüm sebebinin tespit edilemediği belirtilmiş olup;sanıklar hakkında düzenlenen ön inceleme raporunda sanıkların kusurlu olduklarının belirtildiği anlaşılmış;Adli Tıp 3. İhtisas Kurulu nun 07.03.2008 tarihli raporunda ise bebeğin doğum bulguları ile doğumun meydana geldiği Özel Boğaziçi Hastanesi tarafından düzenlenen takip kayıtlarının uyumsuz olduğu,bu kadar kötü bir tabloda doğan bir bebeğin ise doğuma yakın dönemde kalp atım sayısının düşmesinin bekleneceği,bu kayıtlara itibar edilip edilmeyeceğinin soruşturma ile aydınlatılması gerektiği belirtilmiş;ön inceleme sırasında bilirkişi olarak beyanı alınan Gebze Fatih Devlet Hastanesi kadın doğum uzmanı Burhan Şeker beyanında;hastada olay günü saat 15:00 sıralarında yapılan değerlendirmede,boyunda kordon şüphesini düşündürecek NST bulgularının saptanmadığını,saat 15:00 ile 19:00 arasında doğum anına kadar kayıt yapılmış bir belge olmadığından bu zaman aralığı için yorumun yapılamayacağını,hastanın durumunun acil olması sebebiyle saat 19:20 de tam açıklık muayene bulgusu ile tekrar muayene masasından yatağına alınmasının tıbbi açıdan uygun olmadığını,
doğum masası ile yatak arasındaki mesafede yürümesinin bebeğin yaşayabilirliğini etkilemeyeceğini,hastanın sancı odasında yalnız bırakılmasının takip eksikliğine yol açacağını,doğumun sancı odasında yaptırılmasının doğumun son çıkım aşamasında bazı doğum manevralarının uygun şekilde yapılmasını önleyeceğini,uygun olanın doğumun doğum masasında yapılması olduğunu,ebenin doğum masasına alınmış ve doğurmak üzere olan hastayı tekrar sancı odasına aldığında ya doğum doktorunun ya da ikinci bir ebenin yardımını istemesinin gerekli olduğunu belirtmiş olmakla;
Gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sanıkların olay nedeniyle tıbbi açıdan kusurlu bulunup bulunmadıklarının tespitine ilişkin olarak önceki raporlarda irdelenecek şekilde ve sanıkların taksirli eylemi ile ölüm neticesi arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığının her türlü şüpheden uzak biçimde saptanması için Yüksek Sağlık Şurasından ve gerekli görülmesi halinde Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan rapor alınmasından sonra sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden sanıkların ölüm olayında kusuru ve sorumluluklarının bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.