Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK 89/1,2-a,e,62, 50/1"e maddeleri uyarınca mahkumiyet
Tebliğname Düşünce : Bozma
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK'nın 50 ve 51. maddelerinin her ikisi de kişiselleştirme kurumu niteliğinde olup birbirlerine karşı öncelikleri bulunmadığından ve sanık hakkında hükmolunan sonuç 10 ay hapis cezası TCK'nın 50. maddesi gereğince tedbire çevrildiğinden ve ancak hapis cezaları tecil edilebileceğinden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, sanığın olay tarihinde kullandığı aracıyla meskun mahalde iki yönlü yolda gündüz saatlerinde geri geri giderken yaya geçidi olmayan yerden yola giren mağdura çarparak nitelikli yaralanmasına neden olduğu olayda, sanığın motor tamiri işiyle uğraştığının anlaşılması karşısında TCK'nın 50/1-e maddesi gereğince sanığa verilen ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması tedbirinin sadece ehliyet belgesinin geri alınması ile sınırlı olduğu değerlendirilerek aleyhe temyiz de olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusur durumuna, teşdid hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanık hakkında hükmolunan sonuç cezanın 10 ay hapis cezası olduğu ve 5237 sayılı TCK'nın 50/1-e maddesinde kısa süreli hapis cezasının, mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle sanığın ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması tedbirine çevrilebileceğinin öngörülmüş bulunduğu gözetilmeden, hükmolunan sonuç hapis cezasını aşacak şekilde 1 yıl süreyle ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınması tedbirine çevrilmiş olması,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" kıstası uygulanamayacağından, temel cezanın belirlenmesinde gerekçe gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, belirtilen hususların yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK’un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. paragrafındaki “suçun sebep ve saikleri” ile, 4. paragrafındaki “1 yıl” ibarelerinin hükümden çıkartılmasına, 4. paragrafa “10 ay” ibaresinin yazılmasına, hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy