Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan; TCK'nın 179/3-2, 62/1,50/1, 52/4, 50/5-6, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet,
Taksirle yaralama suçundan; Ceza verilmesine yer olmadığına.
Taksirle yaralama suçundan sanığa ceza verilmesine yer olmadığına, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5560 sayılı Kanunun 23. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanması konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de; dosya içeriğine göre, sanık ile katılan arasında uzlaşmanın gerçekleşmeyip sanığın katılanın zararını gidermediği anlaşılmakla, tebliğnamedeki 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin düzenlemenin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi nedeniyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin cezada indirim yapılması gerektiğine, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olaydan 1,5 saat sonra alınan alkol raporuna göre, 198 promil alkollü olan sanığın alkollü şekilde kullandığı aracıyla yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiği, 5237 sayılı TCK'nın ''Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma'' başlıklı 179. maddesinin 3. fıkrasında alkol ve uyuşturucu madde etkisiyle emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek olan kişinin araç kullanma halinin suç olarak düzenlendiği, maddede belirtilen suçun tehlike suçu, somut olayda ise katılanın yaralanmış olması sebebiyle zarar suçunun oluştuğu, 5237 sayılı Kanunun 44. maddesi dikkate alındığında sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkum edilmesi gerektiği halde yanlış değerlendirme ile trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan mahkumiyetine, bilinçli taksirle yaralama suçundan ise ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu sebeple yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 03.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy