MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
DAVA : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat
HÜKÜM : 118 TL maddi ve 200 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne, ilişkin hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya kapsamına göre el koymaya konu olan tüfeğin Şuhut Kaymakamlığınca 07.11.2008 tarihinde iadesine karar verildiği ve davacıya ait tüfeğin 10.11.2008 tarihinde davacıya iadesinin sağlandığı davanın ise teslimden itibaren 3 ay içerisinde açıldığının anlaşılması karşısında tebliğnamedeki 2 nolu bentteki görüşe iştirak edilmemiştir.
Ancak;
1-Manevi tazminat şartları bulunmadığı halde davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesi,
2-5320 sayılı Kanunun 6/1 ve CMK’nın 142/7 maddeleri gereğince kararın verildiği duruşmaya Cumhuriyet savcısının katılmaması suretiyle CMK’nın 188/1. maddesine muhalefet edilmesi,
3-Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere: haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunabileceği, davanın kısmen kabulü halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunamayacağının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince hükmün isteme uygun olup BOZULMASINA, 25/09/2012 tarihinde 1 nolu bozma da oy çokluğuyla diğerlerinde oy birliğiyle karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Ceza Genel Kurulunun 12.4.2001 tarih ve 2011/2-52 sayılı kararında elkoyma koruma tedbiri nedeniyle manevi tazminata hükmedilemeyeceği belirtilmiş olsa bile adı geçen kararda “Somut olayda davacının şüpheli olarak ifadesi dahi alınmamış olup, yalnızca tescil maliki olarak gözüktüğü araca suç şüphesi nedeniyle el konulmuştur. Özgürlüğünden yoksun kalmayan davacının, zilyetliği konusunda şüphe bulunan aracına el konulduğu iddiasıyla sosyal çevresinde itibarının sarsılması söz konusu olmayıp, dolayısıyla manevi zararı da oluşmamıştır.” görüşü bulunsa bile dava konusu dosyada eşya sahibi olan davacıların şüpheli sıfatıyla savunmaları alınmış ve haklarında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141/1-(j) maddesi “eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen kişilerin, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilecekleri” hükmü de nazara alındığında mahkemenin sembolikte olsa manevi tazminata hükmetmesi yerinde olduğundan bozma kararındaki bir nolu düşünceye iştirak edilmemiştir.
Full & Egal Universal Law Academy