Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 179/2-3, 62, 50/1-a, ve 52/1-2. maddeleri uyarınca mahkumiyet,
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükümlünün mahkumiyetine ilişkin hüküm hükümlü tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, hükümlünün alkol oranının uzman bilirkşi raporu ile tespit edilmediğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 01.10.2012 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Sanık hakkında 14.2.2006 tarihinde, suç tarihi 11.7.2005 olan suç nedeniyle mahkumiyet kararı verilmiş ve Yargıtay 2.Ceza Dairesinin 24.10.2007 tarih ve 2007/13069-13596 sayılı kararıyla adı geçen mahkumiyetle ilgili temyiz talebinin reddine karar verilmekle hüküm kesinleşmiştir.
Karar infaz edilmeden 5728 sayılı Kanunla değişik CMK’nun 231.maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup hükümlünün deneme süresi içinde yeniden suç işlemesi üzerine dosyayı ele alan mahkeme 2.11.2010 tarihinde bir anlamda önceki hükmün aynen infazı olan hükmün açıklanmasına karar vermiş, bu kararın temyiz edilmesi üzerine dairemiz çoğunluk görüşü bu kararın temyizi kabil karar olduğu ve karar tarihi itibariyle kesin olamadığı gerekçesiyle hükmü incelemiştir.
Biz bu hükmün temyizi kabil olmadığını düşünüyoruz. Çünkü, temyize konu hüküm daha önce yargılaması devam eden ve açıklanmayan yeni bir hüküm değil 5728 sayılı Kanunun Geçici 1. Maddesine göre verilen aynı maddede 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ila 101 maddesine göre değerlendirme yapılması öngörülen itiraza tabi bir karardır. 5275 sayılı Kanunun 98 ila 101.maddelerine göre verilen red veya kabule ilişkin kararlar itiraza tabi olurken, lehe kanun uygulamasından yararlandırılan sanığın tanınan bu hakkı kötüye kullanması sonrası önceden açıklanan bu hüküm için bütün kanun yolları sona ermiştir. Nasıl ki ertelenen hapis cezasının aynen infazına karar verme gibi. İtiraz dahi mümkün değildir. İtirazı bile mümkün olmayan hükme temyiz yolunun açılması basit bir davanın yıllarca infaz edilememesi demektir.
Bu nedenle çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy