Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : 466 sayılı Kanuna göre tazminat talebi
Hüküm : Davanın süre yönünden reddine
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğinden davalı vekilinin temyizinin bulunmadığı ve davacı vekilininde yüzüne karşı 21.07.2010 tarihinde verilen hükmü 23.07.2010 tarihinde temyiz ettiğinin anlaşılması karşısında tebliğnamedeki aksi görüşe iştirak edilmemiştir.
Davacının tutuklandığı tarihte Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Gaski Genel Müdürlüğünde işçi olarak çalıştığının ve tahliye sonrasında aynı kadroda çalışmaya devam ettiğinin anlaşılması karşısında, davanın yasal süre içinde açılıp açılmadığının tespiti bakımından, davacının tahliye sonrası işe başlarken beraat kararını ibraz edip etmediği ile tazminat dosyasının dayanağı olan Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/106-2006/100 sayılı dosyasından kesinleşmiş karar ile Yargıtay ilamının davacıya tebliğ edilip edilmediği edilmiş ise tebliğini gösterir belgelerin onaylı örneklerinin, denetime imkan vermesi açısından getirtilmesi gerektiği ve davacının haksız gözaltına alındığı tarih itibariyle 5237 sayılı CMK'nın 142. maddesinin uygulanamayacağı,gözetilmeden eksik soruşturma ile CMK'nın 142. maddesi gereğince davanın süre yönünden reddine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy