Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı yasaya aykırılık
Hüküm : 2863 SK un 5728 SK ile değişik 74/1, TCK nun 62, 51.
maddeleri gereğince mahkumiyet, erteleme
2863 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm, sanıklar tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıkların Kayseri Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 22.06.1990 tarihli kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen alanda kazma kürekle kazı yaparken yakalandıkları olayda, 22.11.2006 tarihli kolluk tutanağında olay yerinin Havuz Beldesi Karaseki mevkii tümülüs mezarı içerisinde olduğunun belirtildiği, 23.05.2008 tarihinde olay yerine arkeolog bilirkişi eşliğinde keşfe gidildiği, dosya kapsamında sit alanı haritasının bulunduğu, haritaya göre Havuz Köyü, Karaseki mevkii, Aslantaş Tepesinin sit alanı kapsamına girdiği, keşfe gidilen olay yerinin ... yeri olduğunun ve sit alanına girdiğinin keşfe katılan arkeolog tarafından düzenlenen 11.06.2008 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği, olay yerinin 1. derece arkeolojik sit alanı kapsamında olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bu yönden bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir,
Sanık ... hakkında sabıkasının silinme koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanığın sabıkasına esas alınan suçun 3167 sayılı çek kanununun 13/1 maddesine muhalefet olduğu, 31.01.2012 tarih ve 6273 Sayılı Çek Kanununda yapılan değişikliğin dikkate alınmadığı anlaşılmış ise de yargılamaya konu kazı sonucunda arkeolojik kültür katmanlarının tahrip edilmesi suretiyle zarar oluştuğunun ve zararın giderilmediğinin anlaşılması karşısında, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır, Ancak;
1-Sanık ... hakkında güvenlik tedbiri olması nedeniyle kazanılmış hak oluşturmayacağından, 1 yıl 8 ay hapis cezasına mahkum edilen ve bu cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı TCK' nın 51/3 maddesi uyarınca tayin edilecek denetim süresinin, ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
2-Güvenlik tedbiri olup kazanılmış hak teşkil etmeyeceğinden her iki sanık hakkında belirlenen ve ertelenmesine karar verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın, 5237 sayılı TCK'nın 49. maddesi uyarınca, uzun süreli hapis cezası olması karşısında, TCK'nın 53/1 maddesinde yer alan hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık ... hakkında kurulan hüküm fıkrasından denetim süresi ile ilgili pragrafında yer alan “1 yıl” ibaresinin çıkartılması ve yerine “1 yıl 8 ay” ibaresinin yazılması,
Her iki sanık hakkında kurulan hükme “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK'nın 53/1, a,b,d maddesinde belirtilen hakları kullanmaktan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, TCK'nın 53/3 maddesi uyarınca sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy