Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddelerince mahkumiyet,
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmedilen cezanın adli para cezası olması itibariyle sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan CMUK'un 318 ve 5271 sayılı CMK'nın 299. maddeleri uyarınca REDDİNE,
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere ve incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafii ve katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Doktor olan sanığın, hastaneye sol dirsek iç kırığı nedeniyle gelen çocuğa alçı uygulamasından sonra çocuğu taburcu etmesi üzerine, ertesi gün yine sanığa kol ağrısı ile birlikte karın ve göğüs bölgesindeki ağrı nedeniyle başvuran çocuğa gerekli ilaçları vermesinden bir gün sonra çocuğun sol humerus alt ucunda kırık ve kırık çevresinde yoğun iltihap sebebiyle gelişen pnömoniye bağlı ciğerde yaygın enfeksiyon nedeniyle ölmesi biçiminde gerçekleşen olayda; sanığın ortopedi doktoru olması da gözetilerek taksirle öldürme suçu yönünden kusuru bulunup bulunmadığının olayın oluşum ve gelişim süreci de değerlendirilerek Adli Tıp Kurumu Genel Kurulundan rapor alınarak sonuca göre tespiti gerektiğinin düşünülmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafii ve katılan vekilinin itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy