Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 70, 5237 sayılı TCK'nın 50.
maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hüküm sanıkların müdafileri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
14.09.2006 tarihinde Banaz merkezden Hocalar yoluna doğru tarihi eser sevk edileceği yönünde yapılan ihbar üzerine, sanıkların içinde bulundukları araçta ve üzerlerinde yapılan arama sonucunda; dosya kapsamındaki üniversitede öğretim üyesi arkeolog bilirkişi heyetinin 08.06.2007 tarihli raporuna göre; imitasyon olmakla birlikte Roma dönemine ait 2863 sayılı kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi 1 adet yeşil taşlı yüzük, 3,5 cm ve 3 cm. boyunda geç neolitik kalkolitik çağ döneme ait 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi 2 adet parmak heykel ele geçirildiği olayda; sanık ...'ın aşamalardaki savunmasında sanık ...'ın elindeki eserleri anlayan birilerine göstermek istediğini, bunun üzerine sanık ...'in iki şahısla bağlantıya geçtiğini, olay günü sanık ...'le parkta otururken sanık ...'ın bıraktığı eserleri tanımadığı iki kişiye gösterdiklerini ifade etmesi karşısında,
1- Sanıkların üzerlerinde ele geçirilen kültür varlıklarını satışa arz etmek suretiyle kültür varlığı ticaretine aykırılık suçunu işlediklerinin ve lehe olan 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı Kanun ile değişmeden önceki 67/1. maddesi uyarınca mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Sanıkların üzerlerinde yapılan arama sonucu ele geçirilen ve anılan bilirkişi raporuna göre 2863 sayılı Kanun kapsamında olmadığı tespit edilen diğer eşyalar yönünden sahiplerine iadesine dair karar verilmemesi,
Kabule göre de;
Hüküm tarihinde yürürlükte olan 5728 sayılı Kanun ile 2863 sayılı Kanunda getirilen değişiklikler tartışılıp 2863 sayılı Kanunun 5728 sayılı kanun ile değişik 67/2. maddesi ile aynı kanunun 5728 sayılı Kanunla değişmeden önceki 70. maddesinin karşılaştırılması suretiyle lehe kanun değerlendirmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanıkların müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy