Mahkemesi :Asliye Ceza
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1a, 52/2-4, 53/6, 63. maddeleri
gereğince mahkûmiyet.
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Gerekçeli karar başlığında, kazada ölen ...'in kimlik bilgilerinin gösterilmemesi, mahallinde tamamlanabilir yazım eksikliği olarak kabul edilmiştir.
Dosya kapsamına göre; sanık ...'ün yönetimindeki otomobil ile gece vakti şerit çizgisiyle bölünmüş iki yönlü ve karşı yönden iniş eğimli yolda Şarköy-Gelibolu istikametine seyrederken, olay mahalline geldiğinde yolun ortasında bulunan sollama yapılamayacağını gösterir devamlı çizgiyi dikkate almadan ve karşı yön taşıt trafiğini de kontrol etmeden, önündeki aracı sollamak üzere hatalı ve tehlikeli bir biçimde yolun karşı yön bölümüne girerek, karşı istikametten kendi şeridinde ilerleyen ...'in sevk ve idaresindeki motorsiklete çarpması sonucu Engin'in ölümüne neden olduğu kazada; bilinçli taksir koşullarının oluştuğu dikkate alınmaksızın, sanığa eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin kusura yönelik bilirkişi raporlarının çelişkili olduğu, teşdiden ceza verilmesinin hatalı olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "failin güttüğü amaç ve saik" kıstası uygulanamayacağından ve taksirli suçta kastın yoğunluğundan söz edilemeyeceğinden, temel cezanın belirlenmesinde gerekçe gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa verilen temel cezanın belirlenmesinde gösterilen diğer gerekçeler yasal ve yeterli olmakla, hüküm fıkrasından “kasta dayalı” kelimelerinin çıkartılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy