Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 2.829,41 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Davacı vekili tarafından davaya dayanak gösterilen Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 20.03.2008 tarih ve 2007/83 esas, 2008/86 karar sayılı hükmünün sanık ve sanık müdafinin yokluğunda verilerek sanık (davacı) yönünden 22.04.2008 tarihinde kesinleştirildiği, dosyada kesinleşen kararın davacıya tebliğ edildiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığının anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK'nın 142/1. maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir'' şeklindeki düzenleme nedeniyle beraat kararının kesinleşmesi yeterli olmayıp, hükmün kesinleştiğini belirten meşruhatla birlikte bizzat sanığa bildirilmesi gerekli olup, tazminat istemine esas ceza dava dosyasında bu yönde yapılmış bir tebliğin bulunmaması nedeniyle davacının vekili aracılığı ile 11/09/2008 tarihinde dava dilekçesi vererek beraat kararının kesinleşme tarihinden itibaren yasal bir yıllık sürede dava açtığının anlaşılması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin kısımda ''davacı vekili yararına'' ibaresine yer verilmesi suretiyle karşıklığa neden olunması,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
ancak bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında vekalet ücretine ilişkin kısımda yer verilen ''davacı vekili yararına'' ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy