Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK'nın 179/3-2, 62, 52. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 232/2-c maddesi gereğince, gerekçeli karar başlığında, suçun işlendiği yer ve zaman diliminin gösterilmemiş olması; mahallinde tamamlanması mümkün yazım eksikliği olarak kabul edilmiş olup; Anayasa Mahkemesinin 07.10.2009 gün ve 27369 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanıp, yayımından itibaren bir yıl sonra 07.10.2010 tarihinde yürürlüğe giren, 23.07.2009 gün ve 2006/65 esas, 2009/114 karar sayılı iptal hükmünün yürürlüğe girdiği tarihe kadar 5237 sayılı TCK'nın 50 ve 52. maddeleri ve 765 sayılı TCK hükümleri uyarınca doğrudan hükmedilip, başkaca hak mahrumiyeti içermeyen 2000 TL'ye kadar (2000 TL. Dahil) adli para cezalarına ilişkin mahkumiyet hükümleri 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Kanunun 305. maddesi gereğince kesin nitelikte olup, 07.10.2010 ila 6217 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihine kadar ise mahkumiyet hükümlerinin hiçbir istisna öngörülmeksizin temyizinin mümkün olduğu, 14.04.2011 ve sonrasında ise, doğrudan hükmedilen 3000 TL’ye kadar (3000 TL. dahil) para cezalarının 5320 sayılı Kanunun Geçici 2. maddesi uyarınca kesin nitelikte olduğu, 09.12.2010 tarihinde verilen 500 TL'den ibaret mahkumiyet hükmünün temyizi kabil olduğu halde kesin olarak verilmesi nedeniyle, mahalli Cumhuriyet Savcısı tarafından kanun yolları açık olduğu halde hükümde kesin nitelikte karar verildiğinin belirtilmesi nedenine dayalı olarak temyiz edildiği, yerel mahkemece bu yanılgının, sanığa yasa yollarını açıklayacak şekilde karar tebliğ edilmek suretiyle giderildiği, yasa yolu ile ilgili eksiklik giderildiğinden temyize konu bir hukuka aykırılığın kalmadığı ve mahalli Cumhuriyet Savcısının temyizde bir hukuki menfaati bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi yollamasıyla halen uygulanmakta olan 1412 Sayılı CMUK'un 317. maddesi gereğince isteme aykırı olarak REDDİNE, 17.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.