Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 50/1-a, 52/2-4, 53/6, 63 maddeleri uyarınca mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluşa ve incelenen dosya kapsamına göre, 80 promil alkollü sanığın, yönetimindeki otomobille, gece vakti, aydınlatması mevcut meskun mahal sınırları dahilinde, bölünmüş tek yönlü yolu takiben normal süratin çok üstünde aşırı hızla kontrolsüz kavşağa geldiğinde, gidişine göre sağ taraftaki tali yoldan, geçiş önceliğine uymadan çıkış yaparak, geniş kavisle sağa dönüş yapmak suretiyle ana yola giriş yapan sürücü ... idaresindeki otomobille çarpışmasını müteakip, solundaki orta refüje de çarpmış olmasına rağmen duramayarak, hakimiyetini kaybettiği aracıyla 14,7 metre ileride bulunan yaya geçidinden karşıdan karşıya geçmekte olan yayalar ... ve ...'a önlemsizce çarpıp, ...'ın aynı gün ölmesine, bilahare şikayetinden vazgeçen mağdur ...'ın yaralanmasına sebebiyet vermesi şeklinde gelişen eylemiyle atılı suçu bilinçli taksirle işlediğinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki gerekçeden yoksun şekilde sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin uygulandığı düşüncesiyle bozma öneren görüşe iştirak edilmemiş; sanığın suçu bilinçli taksirle işlemesi ve mağdur ...'da meydana gelen yaralanmanın 5237 sayılı TCK'nın 89/1. maddesi kapsamında kalmaması karşısında, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesinde tanımlanan taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, mağdurun şikayetinden vazgeçtiğinden bahisle, yazılı şekilde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi uyarınca mahkumiyet kararı verilmesi; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, sanığın (diğer sürücü ... ile birlikte) eşit kusurlu, ölen ve mağdur yayaların kusursuz olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilerek, alt sınır aşılarak hak ve nasafete uygun bir ceza yerine, asgari hadden ceza tayini; ayrıca, sanığın eylemi bilinçli taksirle işlediğinin kabul edilmesi karşısında, tayin olunan uzun süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 04.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy