Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç:Taksirle Yaralama
Hüküm:TCK'nın 89/4, 22/3, 50/1-a, 52, 52/4, 53/6, 63. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkûmiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü gündüz saat 08:00 sularında açık havada, meskun mahalde, bölünmemiş, 2 yönlü, 8 metre genişliğindeki yüzeyi kuru, asfalt kaplama, eğimsiz hafif virajlı yolda idaresindeki otomobille seyir halinde bulunan sanığın, hızın etkisiyle virajı alamayarak seyir istikametine göre sol taraftan kaplamadan çıkarak kaldırımda yürümekte olan mağdurlara çarpması şeklinde meydana gelen ve mağdurlardan ikisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde, diğerinin ise nitelikli şekilde yaralanması ile sonuçlanan kazada, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre olay mahallinde herhangi bir uyarıcı trafik işaret levhası bulunmadığı tespit edildiğine göre, bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin sanık hakkında tayin olunan temel cezanın TCK'nın 22/3. maddesinin tatbiki suretiyle arttırılması,
Kabule göre de;
TCK'nın 50/4. maddesi son cümlesindeki düzenleme karşısında, kısa süreli olmayan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine yasal olanak bulunmadığının gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy