Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : Beraat
Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, sanık müdafinin temyizinin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu saptanmakla, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın olay günü kullandığı şehir içi dolmuşla, orta refüjle bölünmüş, tek yönlü, yüzeyi kuru, asfalt kaplama yolda Tıp Fakültesi Caddesini takiben Abidinpaşa istikametinden Ulus istikametine seyri esnasında ışık kontrollü Dikimevi kavşağında, sol taraftan kavşağa giren ticari taksi ile kavşak içerisinde çarpışmaları sonucu ticari takside yolcu olarak bulunan katılanlar ve müşterek çocuklarının yaralanmaları ile sonuçlanan olayda, ticari taksi içerisinde bulunan ve sürücülerden her ikisi ile de arkadaşlık ya da herhangi bir yakınlık ilişkisi içerisinde bulunmayan katılan ...'ın tüm aşamalarda istikrarlı olarak, sanığın kullandığı dolmuşun kırmızı ışık ihlali yaptığını, dolmuşun geldiği istikametteki diğer araçların ışıkta beklerken, yoluna devam eden dolmuşun, içerisinde bulunduğu ticari taksiye kavşak içerisinde çarptığını ifade etmesi, trafik bilirkişi tarafından soruşturma aşamasında düzenlenen ve oluşa uygun bilirkişi raporuna göre kırmızı ışık ihlali yaparak kazaya neden olan sanığın bilinçli taksirle yaralama suçundan mahkûmiyeti yerine mahkemece, soruşturma aşamasında beyanları bulunmayan ve ilk kez kovuşturma safhasında, sanığın kullandığı minübüste yolcu olarak bulundukları ve kaza anında olay mahallinde bulunduğu sanık tarafından iddia olunan başka bir dolmuş şoförünün beyanlarına üstünlük tanınarak ''sanığın kırmızı ışık ihlalinde bulunduğuna ilişkin kesin ve inandırıcı delil bulunmadığının ve bu nedenle olayda kusurlu olduğunun tespit edilemediği'' şeklindeki dosya içeriğine uymayan gerekçeyle beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Hakkında beraat hükmü kurulan ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, Hazine aleyhine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy